Sesli Sohbet

Sesli Sohbet
Sesli Kürtçe

Rojken ::: DİFHA

iletişim.: Email-Skype.: amedsozdar@hotmail.com

Dicle Fırat Haber Ajansı :: Dr. Amed Sozdar

Kobanê’de yaralanan ve tedavi edilmek için Ankara’ya götürülen bir Rojavalı tutuklandı.  Ankara İbni Sina Hastanesi'nde yatan Kobanêli bir kişi tutuklanarak Sincan F Tipi Kapalı Cezaevine gönderildi
Kobanê'de DAİŞ çetelerinin saldırısı sonucu yaralanan ve Ankara İbni Sina Hastanesi'ne getirilen Kobanêli bir kişi yanındaki iki refakatçi ile birlikte gözaltına alındı. Ankara Emniyeti'nde işlemleri yapıldıktan sonra Cumhuriyet Savcılığı'na sevk edilen 3 kişi, örgüt üyeliği suçlaması ile Sulh Ceza Hakimi'nin karşısına çıkartıldı. Sulh Ceza Hakimi iki refakatçiyi serbest bırakırken, yaralı olan Kobanêli'yi ise örgüt üyesi olduğu iddiası ile tutuklama kararı verdi.

Yaralı Kobanêli Sincan F Tipi Kapalı Cezaevine gönderildi 
Diyarbakır'da bugün başına aldığı kurşunla ağır yaralanan ve daha sonra hayatını kaybettiği belirtilen astsubayın yoğun bakımda olduğu bildirildi. 
Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde tedavi altına alınan astsubayın kalp masajıyla yeniden hayata döndürüldüğü ve şu anda yoğun bakımda olduğu haber verildi. 
Alınan bilgilere göre astsubayın sağlık durumu ciddiyetini koruyor. 
Halkların Demokrasi Partisi (HDP) Diyarbakır'da bugün bir astsubaya yönelik gerçekleştirilen silahlı saldırıyı yazılı bir açıklama yayınlayarak kınadı. 
HDP Merkez Yürütme Kurulu adına yayınlanan açıklamada şunlar belirtildi: 
"29 Ekim günü Diyarbakır’da bir astsubaya yönelik saldırıyı üzüntüyle öğrendik. Astsubaya Allah’tan rahmet, ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz. Bu tür saldırıları asla kabullenmediğimizi ve kınadığımızı ifade ediyoruz. Ne yazık ki, son günlerdeki gelişmeler, kaygı duymakta haklı olduğumuzu gösteriyor.
Türkiye hızla sonu belirsiz olan bir ortama sürüklenme tehlikesini yaşıyor. Gelişmelerin, toplumsal ve politik ortamı daha fazla zedelemeden ve istenmeyen sonuçlara sürüklemeden durdurulması için HDP olarak üstümüze düşeni yapma konusunda kararlıyız. Bir kez daha herkesi sağduyuya, çözüm ve barış sürecinin gereklerini yerine getirmeye, Türkiye’yi yeniden çatışmalı bir ortama sürükleyecek tutumlardan kesinlikle uzak durmaya çağırıyoruz."
HPG Şengal Komutanlığı, Şengal’e bağlı Solak köyü çevresinde yoğunlaşan DAİŞ çetelerine karşı YBŞ ve hiçbir siyasi kesimle bağlantısı olmayan yurtsever ve aşiretlerden oluşan kesimlerce geniş çaplı bir operasyon yaptı. Operasyon çerçevesinde, 18 çete üyesi öldürüldü.
Yazılı bir açıklama yayınlayan HPG Şengal Komutanlığı, Şengal’de yaşamını yitiren HPG gerillaları ve YBŞ savaşçıları anısına eylem düzenlendiğini ve 18 çete üyesinin öldürüldüğünü belirtti.
HPG Şengal Komutanlığı’nın açıklamasında şunları belirtti: “Şengal’de Solak çevresinde yoğunlaşan DAİŞ çetelerinin saldırılarına karşı gerilla güçlerimiz, YBŞ ve hiç bir siyasi kesimle bağlantısı olmayan yurtsever ve aşiretlerden oluşan kesimlerce geniş çaplı bir operasyon geliştirilmiştir. Bu operasyon çerçevesinde;
-28 Ekim akşamı saat 19:30 da Solak tarafından hareket halinde olan ve dağ çevresine yönelen çetelere yönelik 2 koldan bir saldırı eylemi gerçekleşmiştir. 1. kolda etkili vurulan çetelerden 4’ü öldürülmüş ve cenazeler üzerine gidilmiştir. 2. kolda da vurulan çetelerden 3 öldürülmüştür.
-28 Ekim akşamı çetelerin 1 Doçka mevzisi ve cephane yüklü bir aracında hedef alındığı diğer bir eylemimizde doçka mevzisi ve cephane yüklü araç tümden imha edilmiştir. Bu eylemlerimizde toplam 7 çete öldürülmüş 10 çete ise yaralanmıştır.
-Bugün sabah Solak’ta çetelere yönelik bir suikast eylemi gerçekleştirilmiştir. Bu eylemde 1 çete öldürülmüştür.
-Bu sabah Solak’ın doğusunda bulunan Nerka dağında konumlanan ve çevresinde hareket halinde bulunan çetelere yönelik güçlerimizce bir operasyon başlatılmıştır. Kasım Şeşo’nun daha önceden denetiminde bulunan ve bıraktığı bu alanda takviye gücümüzde bu operasyona katılmıştır. Gerçekleşen eylemlerde Nerka dağı tümden gerilla güçlerimizin denetimine geçmiştir. Bu eylemler sonucunda 10’un üzerinde çete öldürülmüş ve birçoğu da yaralanmıştır.”
HPG Şengal Komutanlığı, son günlerde gerçekleştirilen eylem ve operasyonlar sonucunda, 1 adet 60 mm’lik havan, 1 adet Karnas silahı, 3 adet kalaşnikof, 1 adet cihaz, 6 adet raxt ve çok sayıda mermi, 6 adet çanta, çok sayıda el bombası, roket ve havan topları ve birçok malzemenin ele geçirildiğini kaydetti.
“HPG ve YBŞ güçlerimizce geliştirilen bu eylemler sonucunda çeteler ağır darbeler almıştır. 18 çetenin net öldürüldüğü ve 10’nun yaralandığı eylemlerimizde ölü ve yaralı sayısı daha fazladır” denilen açıklamada, Şengal’de direnişi geliştirmek ve bunu aktif bir mücadele alanına taşırmanın için ancak gerçek direnişi sağlamakla mümkün olacağını belirten HPG Şengal Komutanlığı, “Şengal’in gerçek savunması ve özgürlüğü direnişten çekilmekle, direnmeden alanları terk etmekle asla olamaz. Bundan dolayı bizler Şengal’in özgürleşmesini sağlayana kadar direnişimizi aktif bir biçimde sürdüreceğiz. Bunu sağlamak için herkesin de HPG ve YBŞ etrafında mücadeleye sarılması gerekmektedir” dedi.
Cudi Dağı'na askerler tarafından başlatılan askeri operasyonun ardından Silopi'de çıkan olaylarda Salih Yiğit adlı genç, polis kurşunu ile yaşamını yitirdi. 
Şırnak'ta bulunan Cudi Dağı'nda dün başlatılan askeri operasyonun ardından Silopi'nin Başak mahallesinde, gençler ile polis arasında çatışmalar çıktı. Polisin gençlere gerçek silahlarla müdahalesi sonrası vücuduna kurşun isabet eden Salih Yiğit adlı genç ağır yaralandı. Yaralanan Yiğit, uzun bir süre yerde kaldı.
Yiğit daha sonra mahalleliler tarafından Silopi Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Burada yapılan tüm müdahalelere rağmen Yiğit, kurtarılamayarak yaşamını yitirdi. Yiğit'in cenazesi, otopsi yapılmak üzere Diyarbakır Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. 
Cenazenin gönderildiği sırada hastane önünde bekleyen yüzlerce kişi, İpek Yolu'na çıkarak Yiğit'in cenazesine eşlik etti. 
Dünyanın birçok ülkesinde 1 Kasım Kobanê yürüyüşleri için hazırlıklar hızlandı. İtalya’da 13 merkezde düzenlenecek yürüyüşler için STÖ’ler, sendikalar, siyasi partiler hazırlık toplantıları düzenliyor.
Avrupa Birliği Türkiye Sivil Komisyonu'nun (EUTTC) çağrısıyla "İnsanlık ve Kobanê İçin DAİŞ'e Karşı Dünya Yürüyor" sloganıyla 1 Kasım’da yapılacak küresel yürüyüş İtalya’da yaşayan Kürtleri ve dostlarını da harekete geçirdi.
1 Kasım’da Roma, Milano, torino, Pisa, Legge, Cagliari, Sassari, Brescia, Genova, Ancona, Napoli, Venedik, Palermo başta ollmak üzere 15 merkezde yürüyüşler düzenlenecek.
Bu yürüyüşler için Ararat Kültür Derneği, Kürdistan Enformasyon Bürosu, Kürdistan Dostluk Ağı, Senza Confina Derneği öncülüğünde STÖ’ler, sendikalar, siyasi parti temsilcileri ve üniversite öğrencilerinin katıldığı toplantılar gerçekleştirildi.
Toplantılarda hem 1 Kasım yürüyüşlerinin hazırlıkları tartışıldı. Hem de Kobanê’ye insani yardımlar, Rojava belediyeleri ile İtalyan belediyeleri arasında “kardeş belediye” görüşmelerinin yapılması, Kasım ayı ortalarında gazeteci, parlamenter, insan hakları savunucularından oluşan bir heyetin Rojava’ya gitmesi ve bir rapor oluşturularak İtalyan parlamentosuna sunulması gibi kararlar alındı. 
Kobane'deki mücadelede yer almak için yola çıkan Peşmergelerin bir bölümü Kobane'ye geçmek üzere Mürşitpınar Sınır Kapısı'na vardı. Peşmergelerin ilerleyen saatlerde Kobane'ye geçmesi bekleniyor.
Rojava'nın Kobane Kantonu'na yapılan saldırılara karşı YPG-YPJ ile birlikte mücadele amacıyla Güney Kürdistan'dan hava yoluyla Urfa'ya gelen Peşmergelerin bir bölümü Kobane'ye geçmek üzere Suruç'a geldi. Geniş güvenlik önlemleri altında 4 otobüs ve çok sayıda malzeme yüklü TIR ile Suruç'a gelen Peşmergeler Kobane'ye geçmek üzere Mürşitpınar Sınır Kapısı'na geldi. Peşmergelerin geçişini görüntülemek isteyen basın mensupları ise Suruç merkezinde polislerin engellemesine maruz kaldı. Basın mensuplarının görüntü almasını engelleyen polisler konvoyun geçiş güzergahında barikat kurarak konvoyun geçişi son buluncaya kadar engellemelerini sürdürdü. Peşmerge konvoyu sınır kapısına yakın bir noktaya kurulan kontrol noktasına kadar yurttaşların sloganları arasında geçerken kontrol noktasından sonra tüm araçlar özel harekat ve sivil polislerce geri çevrildi.
Mürşitpınar Sınır Kapısı'ndan Kobane'ye geçirilecek olan Peşmerge konvoyu sınır hattında bulunan Etmanek köyünde konumlandırıldı. Peşmergelerin ilerleyen saatlerde yapılacak olan işlemlerin ardından sınır kapısından geçirilmesi bekleniyor.
Öte yandan Koalisyon güçlerine ait heron ve savaş uçaklarının hareketliliği ise sınır hattı boyunca devam ediyor.
Halkların Demokratik Partisi, Halkların Demokratik Kongresi, Demokratik Bölgeler Partisi ve Demokratik Toplum Partisi ortak bir açıklama yayınlayarak 1 Kasım’da küresel alanda Kobanê için düzenlenecek olan eylemlere katılım çağrısı yaptı.
Yayınlanan açıklamada tüm dünya haklarının Kobanê direnişine destek olarak emperyalist ve baskıcı devletlerin gösterdiklerinden başka bir dünyanın olduğunu göstermenin tam zamanı olduğu kaydedilerek “Halkımızı, dünyanın her yerindeki insanlarla birlikte, Kobanê ile dayanışmak için 1 Kasım’da sokağa çıkmaya ve demokratik eylemliliği yükseltmeye çağırıyoruz” denildi.
Ortak açıklamanın metni şöyle: “Arjantin’den Hindistan’a Ekvador’dan İtalya’ya kadar dünyanın pek çok ülkesinden, aralarında Noam CHOMSKY ve Nobel Barış Ödülü Sahibi Adolfo Perez ESQUIVEL’in de bulunduğu aydınlar, ‘İnsanlık İçin, Kobanê İçin’ 1 Kasım’da küresel eylem çağrısı yaptı. IŞİD çetelerinin saldırılarına karşı Kobanê halkının direnişi bu eylemle bütün dünya tarafından selamlanarak desteklenecek.
Biz aşağıda ismi bulunan partiler ve kuruluşlar bu çağrıya katılıyoruz ve direnişin başından beri Kobanê’ye desteğini sunan halklarımızı, 1 Kasım’da bir kez daha sokağa çıkarak küresel eyleme güç vermeye çağırıyoruz.
Çünkü; IŞİD çetesi hedefine, Rojava’da Kürtler tarafından bölgede yaşayan diğer halklarla birlikte oluşturulan 3 kantonu koydu. Bu kantonlardan biri olan Kobanê’ye 2014’den beri üç kez saldırdı. İlk iki saldırıda başarılı olamayan IŞİD, bu kez bütün cephelerden ağır silahlarla ve kapsamlı bir şekilde saldırdı. Yüz binlerce sivil, modern tarihin en vahşi soykırımıyla tehdit edildi. Kobanê halkı ve YPG/YPJ güçleri, IŞİD teröristlerinin vahşi saldırılarına karşı basit silahlarla direniyor.
IŞİD’le savaşmak için oluşturulan sözde uluslararası koalisyon, Kobanê’ye karşı devam eden soykırım suçuna tanıklık etmesine rağmen, Kobanê’deki direnişe etkili bir şekilde yardım etmiyor. Uluslararası yasal yükümlülüklerini yerine getirmiyor. Koalisyonda bulunan bazı ülkeler, özellikle Türkiye, IŞİD’i desteklemekten vazgeçmiyor. Kobanê’ye yaşam koridorunu açmıyor, peşmergenin geçişi için bile ayak sürüyor. Zamana yayarak Kobanê’nin güçten düşmesini bekliyor. Kobanê ise bütün bu baskılara karşı haftalardır direnerek dünyaya insanlık dersi veriyor.
Bu yüzden, ‘Kobanê için, insanlık için’ IŞİD karşıtı küresel eyleme katılalım!
Rojava’daki demokratik özerlik, Suriye’deki bütün halklar için özgür bir gelecek vaat etmektedir. Bu anlamıyla, ‘Rojava Modeli’, Rojava’daki mezhepçi olmayan, laik, demokratik halkların birlik ve çeşitlilik içinde yaşadığı bir modeldir. Ortadoğu’da ve ülkemizde demokrasi isteyen herkes, Kobanê’deki direnişi desteklemelidir. Yaşam koridoru derhal açılmalıdır. Rojava kantonlarının statüsü bir an önce tanınmalıdır.
Şimdi harekete geçme zamanıdır!
Bütün dünyaya ve halklarımıza, emperyalistlerin, baskıcı devletlerin gösterdiklerinden başka bir dünya; özgür ve eşit bir dünya olduğunu göstermenin tam zamanıdır.
Halkımızı, dünyanın her yerindeki insanlarla birlikte, Kobanê ile dayanışmak için 1 Kasım’da sokağa çıkmaya ve demokratik eylemliliği yükseltmeye çağırıyoruz.
IŞİD karşıtı küresel eylemi destekleyelim...
Kobanê İçin, İnsanlık İçin 1 Kasım’da sokağa çıkalım...

Halkların Demokratik Kongresi - HDK
Demokratik Toplum Kongresi  - DTK
Halkların Demokratik Partisi - HDP
Demokratik Bölgeler Partisi – DBP”
DAİŞ çetelerinin havan toplarından ve askerin gaz bombalarından sadece köylüler değil bin bir emekle ekilen tarlalarındaki mahsuller de zarar gördü. Hükümetin “güvenli bölge” planıyla insansızlaştırmak istediği sınır hattında bulunan Dewşen Köyü’nde ekilen biber, patlıcan, domates ve bamya tarlaları çürüdü.

DAİŞ çetelerini n Kobanê saldırısı sırasında kullandığı havan toplarının hedefinde olan, askerin ise halkın güvenliğini almak yerine Kobanê ile dayanışmak amacıyla sınırda nöbet tutan direniş nöbetçilerine birçok kez yoğun gaz bombaları ile müdahale ettiği Devşan Köyü’nün tarlalarındaki mahsulleri de saldırılardan nasibini aldı. Biber, patlıcan, domates ve bamya tarlalarındaki tüm mahsuller sulama borularının askerlerin zırhlı araçları ile tahrip edilmesi ve kullanılan yoğun biber gazından dolayı dallarında çürürken, çok sayıda hayvan da saldırılarda zarar gördüğü için ya hastalandı ya da öldü. Köy şimdi de “tampon bölge” planı ile tamamen insansızlaştırılmak isteniyor.

Tarlalarında mahsulleri toplamaya çalışan yurttaşlardan Abdullah Aslan, Kobanê direnişine destek vermek amacıyla yapılan direniş eylemlerine asker tarafından çok sayıda müdahale edildiğimi belirterek, askerin zırhı araçlarının tarlaların sulama borularını tahrip ettiği, askerin kullandığı biber gazının ise hem mahsullerine hem de hayvanlarına zarar verdiğini söyledi.  Asker saldırı sırasında otlayan hayvanlarına bile gaz bombaları attığını dile getiren Aslan, “Hayvanlar dışarıda ama onlara bilerek gaz atılıyordu. Hayvanlar perişan oldu o yüzden. İki koyun öldü. Çocuklarımız evlerin içerisindeydi. Kapılar aralıklı, hep gaz içeri girdi. Çocuklarımız perişan oldu. Mahsulü zamanında toplamadık. Hepsi çürüdü” diye konuştu. DAİŞ çetelerinin havan toplarının ve mermilerinin de hedefinde olduğuna dikkat çeken Aslan, köye DAİŞ çetelerinin attığı 2 havan topunun düştüğünü söyledi.

‘TERK ETMEYİZ BURALARI’

Aslan, bu saldırılar yetmezmiş gibi şimdi de köylerinin “tampon bölge” planı ile devlet tarafından insansızlaştırımaya çalışıldığını ifade etti. Hiçbir durumda köylerini ve topraklarını terk etmeyeceklerini vurgulayan Aslan, “tampon bölge” planına da “Buraları tampon bölge yapacağız diyorlar. Köyü boşaltacaklar. Köy boşaltılınca nereye gideceğiz. Bu kadar millet nereye gidecek. Zaten Suruç’takiler evlerini Rojavalılara vermiş. Biz de ancak Suruç’un arkasında çadır kurabiliriz. Terk etmeyiz buralar” ifadeleriyle tepki gösterdi.
DAİŞ çetelerine karşı Kobanê direnişi 43. gününü geride bırakırken Güney Kürdistan'dan Kobanê'ye gidecek olan peşmergeler yola çıktı. Karadan yola çıkan peşmerge grubu Halil İbrahim Gümrük Kapısı'na ulaşırken, Hewler Havaalanı'ndan da bir grup Peşmerge Urfa GAP Havaalanı'na gidiyor. 
Güney Kürdistan Hükümeti'nin kararı, Rojavalı yetkililerle görüşmeler ardından Peşmerge güçleri Kobanê'ye doğru yola çıktı. 
Bugün saat 14.30'da Hewler'den yola çıkan Peşmergeler, Halil İbrahim Gümrük Kapısı'na ulaştı. 
Konvoy Habur Sınır Kapısı'ndan giriş yaptıktan sonra İpekyolu'nu takip ederek Şırnak ve Mardin üzerinden Suruç'a gidecek ve buradan Kobanê'ye geçecek. 
Öte yandan bir grup peşmerge de Hewler Havaalanı'ndan Urfa'ya doğru yola çıktı. 
Türkiye'ye ait askeri bir uçakla Urfa GAP Havaalanı'na gidecek olan peşmergeler buradan Kobanê'ye geçecek. 
Ağır silahlarla donatılan peşmergelerin sayısının 150 civarında olduğu açıklanmıştı. 
Güney Kürdistan'ın Süleymaniye kentinde kongresini toplayan Kürdistan Özgür Toplum Hareketi (Tevgera Azadî ya Civaka Kurdistanê), kuruluşunu ilan etti. Hareketin bayrağı da belirlendi.
Yaklaşık iki yıldır hazırlıkları yapılan Kürdistan Özgür Toplum Hareketi, 17 Ekim günü 150 delegenin katılımı ile Süleymaniyê'de kongresini yaptı.
“Özür birey için demokratik toplum” sloganı ile yapılan kongrede bu yeni toplumsal hareketin kuruluşu resmi olarak duyuruldu.
Kongrede hareketin eşbaşkanları Şilan Şakir ve Mihemed Ebdullah olarak seçilirken, yürütme konseyine de 15 kişi seçildi.
Kapanış konuşmasını yapan Eşbaşkan Mihemed Ebdullah, Kürt halkının butün tüm parçalarda ayakta olduğunu belirterek, Kürdistan üzerindeki kirli planların Kobanê direnişi ile boşa çıkarıldığını söyledi.
Ebdullah, “Bu dönemde en fazla ihtiyacımız olan şey birlik ve örgütlenmedir. Kendi öz gücümüze güvenmeli ve güçlendirmeliyiz. Başarı ve özgürlük bu şekilde mümkün olabilir” dedi.
HAREKETİN BAYRAĞI BELİRLENDİ
Hareketin bayrağı için devrim, mücadele ve “şehitlerin kanına” sahip çıkma anlamında kırmızı zemin tercih edildi.
Bayrağa, Mezopotamya'da neolitik devrimi ve toplumsallığın ifadesi olarak iki yeşil buğday başağı eklenirken, yeşil rengin emek, diriliş ve inşayı ifade ettiği belirtiliyor.
Başaklar arsında ise sarı renkte bir meşalet yer alıyor. Meşale irade, özgürlük ve aydınlığı temsil ediyor.
Ağır yaşam koşulları nedeniyle Kuzey Kürdistan'a göç ederek burada çalışan 124 Kobanêli genç, topraklarını DAIŞ çetelerine karşı savunmak için kentte geri döndü.
Batı Kürdistan'ın Kobanê kentine yönelik 3 yıldır süren ambargo ve sürekli saldırılardan dolayı evlerini terk ederek Kuzey Kürdistan'da çalışmak zorunda kalan onlarca genç Kobanê'yi savunmak için geri dönüyor.
YPG kaynaklarının verdiği bilgiye göre son üç günde bu durumdaki 124 Kobanêli genç, direnişe katılmak üzere kentte geri döndü.
Gençler, ailelerini akrabalarının yanına yerleştirdikten sonra seferberlik çağrısına cevap vererek Kobanê’de DAİŞ'e karşı direnişteki yerlerini aldıklarını söylediler. Gençler, hızlı bir silah eğitiminden sonra mevzilere konumlandılar.  
İstanbul’da ABD, Kanada, Belçika, Almanya, Fransa, İsveç, İsviçre ve Hollanda başkonsolosluklarına zarf içinde gönderilen sarı toz alarma neden oldu. Konsolosluk binaları boşaltılırken, incelemeler sürüyor.
Bugün sabah saatlerinde Levent’teki Kanada’nın İstanbul Başkonsolosluğu’na, Beyoğlu’ndaki Belçika’nın İstanbul Başkonsolosluğu’na ve Alman Başkonsolosluğu, İsviçre İsveç ve Hollanda başkonsolosluğuna kimliği belirsiz kişilerce zarf içinde sarı toz gönderildi. Zarftan çıkan tozun ne olduğu anlaşılamazken, konsolosluklarda alarma geçildi. Konsolosluk çalışanları tahliye edilerek inceleme başlatıldı. Konsolosluklarda çalışan 14 kişi hastanelere kaldırıldı. Akşam saatlerinde ise ABD ve Fransa konsolosluklarına da benzer zarflar gönderildi. Güvenlik önlemlerinin üst seviyeye çıkartıldığı bölgede polis. konsolosluk binalarında inceleme başlattı. Polisin incelemeleri sürüyor.

Kobanê'de doğu cephesinde YPG savaşçıları DAİŞ çetelerini taşıyan üç aracı imha etti.
ANHA'nın haberine göre, doğu cephesinde yaşanan şiddetli çatışmalarda YPG güçleri DAİŞ çetelerine ağır bir darbe vurduğu bildirdi. Helincê ve Korpinkar köyleri arasında çete dolu iki araç YPG güçlerince imha edildi.
Yine doğu cephesinde Helincê ve Şêranê köyleri arasında da aynı saatlerde çete dolu bir araç yine YPG güçleri tarafından imha edildi.
Araçlarda çok sayıda çete üyesinin öldürüldüğü bildirildi. 

Almanya’da DAİŞ çetelerine katılmak üzereyken gözaltına alınan bir Türk hapis cezasına çarptırıldı. DAİŞ’e katılmak için yurtdışına çıkma yasağını ihlal ettiği suçlamasını kabul etmeyen 21 yaşındaki Türk gencinin, Münih kentindeki Selefiler arasında bilinen bir isim olduğu bildiriliyor.
Münih kentindeki İdare Mahkemesi’nde görülen davada yargılanan Türk selefi 7 ay ağır hapis cezasına çarptırıldı. Eylül ayında 12 boyunca yurtdışı yasağı olmasına rağmen, otobüsle yurtdışına çıkmak üzereyken gözaltına alınan Türk gencinin kentteki DAİŞ yanlısı gruplar içinde faaliyet gösterdiği bilgisi verildi.
Geçtiğimiz ay beraberindeki Kosovalı 24 yaşındaki bir genç ile Avusturya sınırında gözaltına alınan selefi Türk gencinin mahkemede suçlamaları kabul etmediği bilgisi verildi.
Soruşturmayı yürüten makamlar, 21 yaşındaki Türk gencinin Almanya’yı terk ederek, Suriye’ye gitmek ve DAİŞ çetelerine katılmak üzere olduğu görüşündeler.
Suriye’deki iç savaşın başlamasından bu yana yüzlerce selefinin Almanya’yı terk ederek Suriye ve Irak’taki silahlı gruplara katıldığı tahmin ediliyor. Alman Anayasayı Koruma Örgütü’ne göre, DAİŞ başta olmak üzere şiddet yanlısı gruplarla savaşmak için gidenlerin sayısı 450’yi aşıyor. Bu kişilerden yüz kadarının tekrar Almanya’ya döndüğü tahmin ediliyor.
Almanya’da geçtiğimiz hafta birçok kentte yapılan operasyonlarda DAİŞ ve Ahrar el Şam örgütlerine para ve militan desteği sağlayan kişiler gözaltına alınmış, 13 evde aramalar yapılmıştı. Son olarak geçtiğimiz gün Frankfurt Havaalanı’ndan Suriye’ye gitmek üzere olan Amerikan asıllı 3 genç kız gözaltına alınmıştı. 
DAİŞ saldırıları altında bulunan Kobanê'de özellikle doğu ve güney cephesinde YPG savaşçıları ile çeteler arasında şiddetli çatışmaların sürdüğü bildirildi. 
Çeteler ile çatışmalar gece boyu devam ederken DAİŞ, özellikle sınır kapısının bulunduğu bölgeyi sürekli olarak havan topları ile bombaladı. Havan toplarının bazıları sınırın Kuzey tarafına düştü. 
DOĞU VE GÜNEY CEPHESİNDE ŞİDDETLİ ÇATIŞMALAR
Dün gece çete saldırılarına karşı YPG güçlerinin cevap vermesiyle başlayan çatışmalar, doğu ve güney cephelerinde şiddetlenerek devam ediyor. 6 çetenin öldürüldüğü çatışmalarda, bomba yüklü bir araç imha edildi, bir araç da darbelendi.
Bölgedeki ANHA muhabirlerinden edinilen bilgilere göre, çeteler doğu cephesinde saat 20:30 sularında bomba yüklü bir araç ile YPG mevzilerine saldırı düzenlemek istedi. Ancak YPG savaşçıları çete saldırılarına karşılık vererek, bomba yüklü aracı imha etti.
DAIŞ çetelerinin, bu araçları Til-Ebyad’da hazırlayarak Kobanê’ye gönderildikleri de edinilen bilgiler arasında.
Güney ve Doğudaki şiddetli çatışmalar halen devam ediyor. Dün gece yaşanan çatışmalarda 3 çete öldürüldü. 
YBŞ saflarına katılım gün geçtikçe artıyor. Bir hafta öncesinde de 12 Ezidi genç kadın Yekineyen Berxwedanê Şengalê (YBŞ) saflarına katıldı. Katılan Ezidi kadınları bir basın açıklaması yaparak “Biz Ezidi kadınları olarak bu direnişte yerimizi alacağız. Bunun için başta tüm Ezidi kadınları olmak üzere herkesi bu direnişe çağırıyoruz” dedi.
3 Ağustos’ta gerçekleşen katliamın ardından Şengal halkı tarafından oluşturulan YBŞ her gün daha da büyüyor. Bir hafta öncesinde de 12 Ezidi genç kadın YBŞ saflarına katılarak Şengal direnişinde yerlerini aldı.
12 Ezidi genç kadın YBŞ saflarında yer alarak Şengali özgürleştirmek için ellerine silah alıp yeni savaşçı eğitimi görüyorlar. Eğitimden sonra cepheye gideceklerini belirten YBŞ savaşçıları yaptıkları açıklamada; Şengal’i özgürleştirene kadar çetelere karşı direniş içerisinde olacaklarını belirtikleri açıklama şu şekildedir.
Şengal’i çetelerin elinden kurtarmak için Şengal Direniş Birliklerine katıldıklarını belirten Dılfin Xıdır (Evrim), “bizim için hergün HPG ve YBŞ savaşarak şehit veriyor. Bunun için bu onurlu direnişte yer almak istiyoruz” dedi. Xıdır devamla şunları söyledi: “Toprağımızı, halkımızı çetelerin elinden kurtarmaya geldik. Bazı Ezidi kadınları da bu onurlu direnişe, YBŞ saflarına katılmak istiyorlar. Ama aileleri buna izin vermiyor. Kendilerinde şeref kalmışsa çocuklarını bu saflara katılmalarına izin vermelidirler. Çünkü bizim onurumuz ve şerefimiz toprağımız ve ülkemizdir. Kimileri katliamın ardından kaçıp Zaxo, Duhok vb. yerlere gidiyorlar ve oturdukları yerde Şengal’deki durumu merak ediyorlar. Ben onlara şunu söylüyeyim. Şengal çetelerin elindedir. Biz burada sizin ve Ezidilerin toprağı için her gün çetelerle çarpışıyoruz. Siz artık bu gerçekliği görüp kendi topraklarınıza dönmelisiniz. Kendi ülkenizi bu insanlık düşmanı çetelerden kurtarmalısınız. Burada sizin için YBŞ ve HPG her gün savaşarak şehitler veriyor. Sizin burada bu savaşın ve direnişin içinde olmanız gerekirken sizlerde kendi topraklarınızdan uzakta oluyorsunuz.”
‘HALKIMIZIN ÖZGÜRLÜĞÜ İÇİN SAVAŞIYORUZ’
Bu topraklarda yaşamını yitirirseler de onurlu olacaklarını olduğunu belirten Xıdır, konuşmasına devamla; “eğer bu kutsal topraklarda şehit düşersek bizim için bir onurdur. Çünkü kendi halkımızın özgürlüğü için savaşıyoruz. Burada savaşanlarda kendi halkı için ve toprağı için savaşıyorlar. Biz Ezidi kadınları da bu bilinçle kendi halkımızın özgürlüğü için silah kaldırıp düşmanla savaşacağız. Eğer bunun için mücadele etmek isteyen Ezidi kadınlarının önünde engel olmak isteyenler nerede şerefimiz diyorlarsa, ben söyleyeyim şerefimiz DAİŞ çetelerinin elindedir. Çünkü 5 bin Ezidi kadını DAİŞ’in elindedir. Biz ise burada savaşarak çetelerden kendi şerefimizi ve Ezidi kadınlarını kurtaracağız. Bunun için bu katliamı gerçekleştirenlerden intikam alacağız. Eğer intikam almazsak 74.’ü olan bu katliam devam edecektir. Bu katliamlara dur demek için herkesi bu direniş içerisinde mücadele etmeye çağırıyorum” dedi.
‘KİMSE EZİDİ KADINLARI SAVAŞAMAZ DEMESİN’
Açıklamanın ardından söz alan Vethe Xelil(Dersim) ise Rumbosi’de çetelerin esir tuttuğu Ezidi kadınları ve Şengal’i özgürleştirene kadar mücadele edeceğini belirterek şunları söyledi: “Ben de bir Ezidi kadını olarak ülkemi ve toprağımı korumak için YBŞ saflarına katılmaya geldim. Şu an burada yeni savaşçı eğitimi görüyorum. Eğitimden sonra Şengal’i özgürleştirmek için savaş alanlarına geçeceğiz. Bunun için hiç kimse Ezidi kızları savaşamaz demesin. Çünkü biz bu topraklar için savaşacağız. Bu topraklar bizim şerefimiz ve onurumuzdur. Bunun içinde onurumuzu tekrardan kazanacağız. Ve bu uğurda gerekirse şehit de düşeriz. Kendi topraklarımızda özgürlüğümüz için savaşacağız. Kendi haklarımızı ve kaybettiklerimizi tekrardan alacağız. Şu an Rambosi’de binlerce Ezidi kızı var. 3 Ağustos Ezidi katliamından bu yana PKK militanlarından başka kimse çetelerle savaşmıyor. Bazı kişiler ise ben savaşıyorum diyorlar. Ama şu ana kadar bir tek mermi bile patlatmadılar. Oturdukları yerde savaş kahramanlıkları yapıyorlar. Şu ana kadar sadece HPG ve YBŞ güçleri bize yardım etti. Bazı güçlerin imkanları oldukları halde bize yardım etmiyor. Ancak PKK’nin uçakları olsaydı bize yardım getirirdi. Bunun için Önder Apo’ya ve PKK’ye teşekkür ediyorum. Yaşasın Ezidi kadınları, Jin jiyan Azadi.”
‘ÇOCUKLAR BU ÇAMURDA OYNAMAZLARDI’
Ezidi anneleri ve kızları için bir şeylerin yapmak için YBŞ saflarına katıldığını belirten Xalide Xelil(Beritan) de Şengal’i insanlık düşmanı İŞİD çetelerinden kurtaracaklarını söyleyerek şunları belirtti: “Bir haftadır Şengal’i çetelerin elinden kurtarmak için eğitim görüyoruz. Bunun için de bugün burada olmaktan dolayı çok mutluyum. Bir Ezidi kadını olarak kendi ülkem için savaşıyorum. Bunu da Ezidi anneleri ve kadınları için yapıyorum. Katliamdan sonra birçok Ezidi Şengal’i savunmasız bırakıp gittiler. Yaşlı annelerini, yürüyemez babalarını bırakıp gittiler. Biz ise burada kalarak YBŞ saflarına katıldık. Şengal’i çetelerden kurtarmak içinde kanımızın son damlasına kadar mücadele edeceğiz. Tek kadın bu dağlarda kalana kadar da bu mücadelemiz ve direnişimiz devam edecek. Bunun için bizi yalnız bırakmayan Önder Apo’ya ve militanlarına teşekkür ediyorum. Eğer bizim sorumlularımız, bizi yönetenler Şengal’i bırakıp kaçmasalardı bu çamurda bugün bu çocuklar oynamazdı. Buna rağmen bazıları şu an çıkıp kendilerini büyüterek tüm Ezidileri kurtardığını söylüyor. Onlar bizi kurtarmadı. Eğer kurtulan varsa o da PKK’nin sayesindedir. Bunun için onlara söylüyorum kendilerini çok büyütmesinler.”
‘BİZ KADINA BİÇİLEN ROLÜ KIRDIK’
Şu ana kadar toplumda kadına biçilen rolü kırdıklarının belirten Xelil, devamla; “toplumda kadınlara evi temizleme, yemek yapma, çocuklara bakma görevleri verilmişti. Bizim için savaşamaz diyorlardı. Ama biz şu an Şengal dağlarında çetelere karşı savaşıyoruz. Bizde çetelere karşı direnebiliriz. Yeter artık ne zamana kadar köle olarak yaşayacağız. Kendinize gelin önceden milyonlarca insandık şuan sayımız azaldı. Bizi bitirmek ve yok etmek istiyorlar. Sizlerde direniş içerisinde olmayarak bunlara boyun eğiyorsun. Kendi cellatlarınıza boyun eğiyorsunuz. Eğer biz burada soğuktan veya savaştan şehit düşersek onurluca bir ölümdür bizim için. Çünkü kendi topraklarımızda kendi özgürlüğümüz için savaşıyoruz. Şuana kadar hep dediler kadınlar bizim namusumuzdur. O zaman onlara soruyorum neden namusunuzu bırakıp kaçtınız. Bunun için artık kimse böyle demesin. Biz şimdi eğitim görüp, elimize silah alıp dağlarda çetelere karşı savaşacağız. Bunun için Önder Apo’ya ve PKK’ye ne kadar teşekkür etsek o kadar azdır” dedi.
Kobanê’de yalnızca Müslüman topluluklar değil diğer dini topluluklar da direnişte yerini alıyor. Mehser Köyü’nde direniş nöbeti tutan Hıristiyan bir kişi, “Kobanê’yi savunmak insanlığı savunmaktır” diyerek, insanlığı kurtarmak için sınırda bulunduğunu söyledi.
DAİŞ çetecilerinin Kobanê’ye dönük saldırılarının başladığı ilk günden bu yana Kobanê direnişinin bir parçası olan nöbet direnişi 38’inci gününde birçok farklı kimlik ve inançtan yurttaşların katılımıyla sürüyor. 15 günü aşkın süredir nöbet eylemi tutan Arnavut göçmeni Rıfat Horoz halen nöbetini sürdürürken, Hristiyan bir yurttaş da Mehser Köyü’nde direniş nöbetini tutuyor. Direnişin başladığı ilk günlerde sınır hattına gelen ve bir süre kaldıktan sonra tekrar geri dönmek zorunda kalan Halil İbrahim Binici, iki gün önce yeniden direniş nöbetine dahil oldu. Çizilen sınırın hemen ötesinde birçok kimlik ve inançtan kişinin tarihi direnişi aynı şekilde sınır hattındaki nöbet eylemine de bu şekilde yansıyor.
‘KOBANÊ’DE İNSANLIK ÖLDÜRÜLMEK İSTENİYOR’
Mersin’den sınır hattına gelen Binici, ilk olarak nöbet eylemine katılma amacını dile getirerek, Kobanê’de yaşanılanlar karşısında vicdanının sesini dinlediğini ve buraya geldiğini söyledi. Binici, Kobanê’de insanlığın öldürülmek istendiğini belirterek, bunun önüne geçilmesi için bu nöbet eylemine katıldığını kaydetti.
‘İNSANLIĞI KURTARMAK İÇİN BURADAYIZ’
Yeryüzünde yaratılan bütün insanları insan olarak sevmek gerektiğini söyleyen Binici, “Daha önce 7-8 gün kaldım. Oradan bir süreliğine Kobanê’ye de geçtim. Orada yaşananlar karşısında geri gittiğim Mersin’den tekrar sınır hattını tutmak için geri geldim. Bir mezhep ya da din için değil insanlığı kurtarmak için buradayız. Dört taraftan kuşatma altına alınan bir halk var. Buna rağmen nefes alan ve direnen bir halkın yanında olmak gerekiyor” diye konuştu.
‘KOBANÊ’Yİ SAVUNMAK İNSANLIĞI SAVUNMAKTIR’
Bütün halk ve inançlara seslenen Binici, “Gelin el ele verelim insanlığı kurtaralım. Bu bir insanlık görevidir. Yoksa onlarda bu katliamın altında kalır. Kobanê’yi savunmak insanlığı savunmaktır” dedi. Kobanê ve diğer kantonlara yönelik saldırıların bu denli yoğun olmasının orada inşa edilen modelden kaynaklandığını söyleyen Binici, bu modelin Ortadoğu’da yaşam bulmaması için bu saldırıların devreye konulduğuna dikkat çekti. 
SINIR DİRENİŞİNE DAVET
Sınırın bu yakasında devam eden direnişe ilişkin de çağrıda bulunan Binici, kendisine insanım diyen bütün halkları ve kesimleri sınır hattındaki direnişe katılmaya çağırdı. Kobanê’ye insani yardım koridorun da bir an önce açılması için yetkililere çağrıda bulunan Binici, “Türkiye başından beri IŞİD’i destekliyor. Bu imajını düzeltmek için Kobanê direnişine sorumlu yaklaşması gerekiyor” ifadelerini kullandı. 
Kobanê özgürleşinceye dek sınırdayız!

Soğuk havaya rağmen sınırda direniş nöbetleri devam ediyor. Sınır hattındaki nöbetlerinden arda kalan zamanlarını kurdukları çadırlarda geçiren direniş nöbetindeki yurttaşlar, “Kobanê özgür olana dek buradayız, hiçbir yere ayrılmayacağız” diyor.

DAİŞ çetecilerinin Kobanê’ye yönelik işgal girişimine karşı YPG/YPJ savaşçılarının büyük direnişi ikinci ayında da devam ederken, Suruç ilçesinin Kobanê sınır hattı boyunca başlatılan sınır nöbeti de soğuk havaya ve zorlu koşullara rağmen kesintisiz sürüyor.  Asker saldırı ve tehditlerine rağmen sınır hattını boşaltmayan insanların Mehser ve Miseynter köylerindeki eylemlerini her gün değişik kesimlerden onlarca grup ziyaret ediyor.  Direniş nöbeti eylemindeki kitle, sınır gözleminin yanı sıra çadırlarda bir araya gelerek, gündemdeki konuları değerlendiriyorlar.

NÖBET EYLEMLERİNE DEVAM

Urfa’nın Viranşehir ilçesinden gelerek yaklaşık bir aydan bu yana direniş nöbetinde bulunan Naif Aslan, nöbet eylemine devam edeceklerini belirtirken, Kobanê’deki direnişin yeryüzünde son bir Kürt kalana kadar devam edeceğini ifade etti.

Sınıra geliş sebebini “Vicdani sorumluluğumu yerine getirmek, bu büyük direnişte ait olduğum yerde, halkımın yanında yer almak” diye tanımlayan Kader Saklı, nöbet eylemine Bursa’dan gelerek katıldığını söyledi. Saklı “Orada her gün insanlar yaşamını yitiriyor. Her sabah uyandığımda orada savaşın arkadaşlarımın şahadet haberlerini duyma korkusuyla güne başlıyorum. Evet, zor şartlar altındayız. Kış başladı. Ama gerekirse burada Kürdistan özgürleşinceye kadar kalacağız. Belki bir yıl burada kalmamız gerekecek, belki de on yıl. Ama biz burada olacağız. Amacımıza ulaşıncaya kadar” diyerek direniş nöbetindeki kararlılığını dile getirdi. Kobanê’nin düşeceğini ve Kürtlerin kendilerine biat edeceğini öngören tüm kesimlerin yanıldığını, şimdi ise dil değiştirerek Kürtlerden yanaymış gibi davrandığını ifade eden Saklı, Kürtlerin dünya tarihine bu büyük direnişle geçeceğini belirtti.

‘DİRENİŞLE OYUNLAR BOŞA ÇIKARILACAK’

Urfa’nın Ceylanpınar ilçesinden geldiğini belirten Besim Özgün ise, Kobanê’de yaşayan, savaşan ve direnen birçok insanın kendi akrabaları olduğunu dile getirerek, Kobanê tam anlamıyla özgürleşene kadar burada kalmaya devam edeceklerini kaydetti. DAİŞ çetecilerinin Kürtlerin elde ettiği kazanımlara saldırması için dünya sahnesine çıkarıldığına dikkat çeken Özgün, “Kürtler yıllardan beridir yaşadıkları tecrübelerden oynanan oyunların farkındadır. Direnişle bu oyunların hepsini boşa çıkaracak, yenecek güç ve iradeye sahiptir” dedi.

‘BOMBA YAĞSA DA GİTMEYİZ’

“Değil yağmur, bulunduğumuz, nöbet tuttuğumuz bu alanlara taş, hatta bombalar yağsa da, halkımız o saldırılardan kurtulana kadar buradan bir yere gitmeyeceğiz” diyen Orhan Aslan da, yapay sınırlarla birbirinden ayrılan tüm Kürtlerin sınırlara gelerek bu büyük direnişte yer alması gerektiğini belirtti. İlk günden bu yana direniş nöbetindeki yerini aldığını belirten Orhan Kalmaz da, yaşam ve ortamı direnişe uygun inşa ederek nöbet tutmaya devam ettiklerini söyledi.

Öte yandan nöbet eylemlerinin yapıldığı Mehser ve Miseynter köylerinin dışında da Kobanê sınır hattında bulunan Oğan, Alîzêr, Bedhê, Qop, Dewşen, Zehwan, Etmanek, Boydê, Swêdê, Kolik köylerindeki halk, kendiliğinden oluşturdukları sistemle sınır hattının güvenliğini sağlamaya devam ediyor.
200 Peşmerge ağır silahlarla Kobane'ye gidiyor

Irak Kürdistanı Yönetimi'nden IŞİD saldırısı altındaki Kobane'ye ilk aşamada ağır silahlarla donatılmış 200 Peşmergenin gönderileceği açıklandı

Irak Kürdistanı Parlamentosu tarafından ağır silahlarla donatılmış 200 Peşmerge'nin Kobane'ye gönderileceği açıklandı. Konuya ilişkin açıklamada bulunan Türkiye, Peşmerge güçlerinin Kobane'ye gidişinin Irak Kürdistanı Yönetimi tarafından onaylanmasını 'Beklendik gelişme' olarak yorumladı.

Dışişleri kaynakları ise Kobane'ye yapılacak askeri yardımı “Bu karardan, PYD ile Peşmerge arasındaki görüşmelerde anlaşma sağlandığını anlayabiliriz. Geçişler konusu ise ayrı operasyonel bir mesele” şeklinde değerlendirdi.

Öte yandan Irak Kürdistanı Parlementosu'nda milletvekillerine bilgi veren Peşmerge Bakanı Mustafa Seyid Kadir, Peşmerge güçlerinin Kobane'ye geçeceği güzergahı açıkladı. Bakan Kadir, Peşmerge'nin Silopi-Nusaybin ve Suruç hattından Kobane'ye geçeceğini bildirdi.
Kobanê özgürleşinceye dek sınırdayız!

Soğuk havaya rağmen sınırda direniş nöbetleri devam ediyor. Sınır hattındaki nöbetlerinden arda kalan zamanlarını kurdukları çadırlarda geçiren direniş nöbetindeki yurttaşlar, “Kobanê özgür olana dek buradayız, hiçbir yere ayrılmayacağız” diyor.

DAİŞ çetecilerinin Kobanê’ye yönelik işgal girişimine karşı YPG/YPJ savaşçılarının büyük direnişi ikinci ayında da devam ederken, Suruç ilçesinin Kobanê sınır hattı boyunca başlatılan sınır nöbeti de soğuk havaya ve zorlu koşullara rağmen kesintisiz sürüyor.  Asker saldırı ve tehditlerine rağmen sınır hattını boşaltmayan insanların Mehser ve Miseynter köylerindeki eylemlerini her gün değişik kesimlerden onlarca grup ziyaret ediyor.  Direniş nöbeti eylemindeki kitle, sınır gözleminin yanı sıra çadırlarda bir araya gelerek, gündemdeki konuları değerlendiriyorlar.

NÖBET EYLEMLERİNE DEVAM

Urfa’nın Viranşehir ilçesinden gelerek yaklaşık bir aydan bu yana direniş nöbetinde bulunan Naif Aslan, nöbet eylemine devam edeceklerini belirtirken, Kobanê’deki direnişin yeryüzünde son bir Kürt kalana kadar devam edeceğini ifade etti.

Sınıra geliş sebebini “Vicdani sorumluluğumu yerine getirmek, bu büyük direnişte ait olduğum yerde, halkımın yanında yer almak” diye tanımlayan Kader Saklı, nöbet eylemine Bursa’dan gelerek katıldığını söyledi. Saklı “Orada her gün insanlar yaşamını yitiriyor. Her sabah uyandığımda orada savaşın arkadaşlarımın şahadet haberlerini duyma korkusuyla güne başlıyorum. Evet, zor şartlar altındayız. Kış başladı. Ama gerekirse burada Kürdistan özgürleşinceye kadar kalacağız. Belki bir yıl burada kalmamız gerekecek, belki de on yıl. Ama biz burada olacağız. Amacımıza ulaşıncaya kadar” diyerek direniş nöbetindeki kararlılığını dile getirdi. Kobanê’nin düşeceğini ve Kürtlerin kendilerine biat edeceğini öngören tüm kesimlerin yanıldığını, şimdi ise dil değiştirerek Kürtlerden yanaymış gibi davrandığını ifade eden Saklı, Kürtlerin dünya tarihine bu büyük direnişle geçeceğini belirtti.

‘DİRENİŞLE OYUNLAR BOŞA ÇIKARILACAK’

Urfa’nın Ceylanpınar ilçesinden geldiğini belirten Besim Özgün ise, Kobanê’de yaşayan, savaşan ve direnen birçok insanın kendi akrabaları olduğunu dile getirerek, Kobanê tam anlamıyla özgürleşene kadar burada kalmaya devam edeceklerini kaydetti. DAİŞ çetecilerinin Kürtlerin elde ettiği kazanımlara saldırması için dünya sahnesine çıkarıldığına dikkat çeken Özgün, “Kürtler yıllardan beridir yaşadıkları tecrübelerden oynanan oyunların farkındadır. Direnişle bu oyunların hepsini boşa çıkaracak, yenecek güç ve iradeye sahiptir” dedi.

‘BOMBA YAĞSA DA GİTMEYİZ’

“Değil yağmur, bulunduğumuz, nöbet tuttuğumuz bu alanlara taş, hatta bombalar yağsa da, halkımız o saldırılardan kurtulana kadar buradan bir yere gitmeyeceğiz” diyen Orhan Aslan da, yapay sınırlarla birbirinden ayrılan tüm Kürtlerin sınırlara gelerek bu büyük direnişte yer alması gerektiğini belirtti. İlk günden bu yana direniş nöbetindeki yerini aldığını belirten Orhan Kalmaz da, yaşam ve ortamı direnişe uygun inşa ederek nöbet tutmaya devam ettiklerini söyledi.

Öte yandan nöbet eylemlerinin yapıldığı Mehser ve Miseynter köylerinin dışında da Kobanê sınır hattında bulunan Oğan, Alîzêr, Bedhê, Qop, Dewşen, Zehwan, Etmanek, Boydê, Swêdê, Kolik köylerindeki halk, kendiliğinden oluşturdukları sistemle sınır hattının güvenliğini sağlamaya devam ediyor.

DAİŞ çetelerinin Kobanê’yi işgal etmek amacıyla başlattığı saldırlar 37’inci gününde devam ediyor. Çevre bölgelerden Kobanê’ye takviye güç getiren DAİŞ çeteleri dün gün ve gece boyunca tüm cephelerden yeni saldırlar düzenledi. Saldırılar YPG ve YPJ savaşçıları tarafından geri püskürtüldü.

DAİŞ çetelerinin Kobanê’yi işgal etmek amacıyla başlattığı saldırılar 37’inci gününde devam ediyor.

Yazılı bir açıklama yayınlayan YPG Basın Merkezi, Kobanê çevresine yönelik takviyelerini arttıran çetelerin dün gün ve gece boyunca tüm cephelerde yeni saldırılar düzenlediğini belirtti. YPG Basın Merkezi, “Saldırılar güçlerimizin üstün iradesi ve kararlılığıyla püskürülmüştür. Çeteler kent merkezine yönelik havan ve obüs saldırılarına devam etmektedir” dedi.

DOĞU CEPHESİNDE SALDIRILAR ARALIKSIZ BİR ŞEKİLDE SÜRDÜ

YPG Basın Merkezi, doğu cephesinde dün ve gece boyunca çete saldırılarının aralıksız bir biçimde devam ettiğini duyurdu. 6 ayrı kol şeklinde Kaniya Kurda bölgesinden saldırı düzenleyen çetelere sert karşılık verildiği de belirtilen YPG Basın Merkezi açıklamasında, şunlar yer aldı: “Bu alandaki çete saldırıları püskürtülmüştür. Bu alanda çetelere ait 1 araç darbelenmiştir. Tespit edilebilen 26 çete öldürülmüştür. Aynı cephede bulunan Belediye Caddesi bölgesinde de şiddetli çatışmalar ardından çete saldırıları püskürtülmüştür. Bu alanda 7 çete öldürülmüş, 1 çete cenazesi 1 adet kalaşnikof silah ve mühimmatıyla birlikte güçlerimizin eline geçmiştir.”

GÜNEY CEPHESİNDE ÇETE SALDIRILARI PÜSKÜRTÜLDÜ

Güney cephesinde ise dün gece boyunca çetelerin birçok koldan saldırı düzenlediğini vurgulayan YPG Basın Merkezi, “Bu alanda da çete saldırıları püskürtülmüştür. Bu alandaki şiddetli çatışmalarda tespit edilebilen 3 çete öldürülmüş, çok sayıda çete de yaralanmıştır” dedi.
Kobanê’de DAİŞ çeteleri son bir saat içinde 2 bombalı araçla intihar saldırısı girişiminde bulundu. Her iki intihar saldırısı girişimi de YPG güçleri tarafından fark edilerek, araçlar imha edildi.
DAİŞ çeteleri, Kobanê'ye bombalı araçla bir intihar saldırısı girişiminde bulundu. Araç YPG güçleri tarafından zamanında fark edilerek, uzaktan imha edildi. Birinci intihar saldırısı girişiminden yaklaşık 40 dakika sonra DAİŞ çeteleri ikinci bir saldırı girişiminde bulundu. YPG güçleri bomba yüklü aracı fark ederek, uzaktan imha etti.
ANHA muhabirleri, DAİŞ çetelerinin her iki bomba yüklü araç saldırısı girişiminin de doğu cephesinden yapıldığını bildirdi.
Her iki saldırı girişimi de boşa çıkan çetelerin kayıpları hakkında bilgi alınamadı.
YPG güçlerinin DAİŞ çetelerinin saldırılarına karşı direniş gösterdiği ve şiddetli çatışmaların yaşandığı da öğrenildi.
Çeteler kent merkezine havan toplarıyla bombalamaya devam ediyor. Gün boyunca 40’tan fazla havan topunun kentin çeşitli yerlerine isabet ettiği, ancak herhangi bir can kaybı olmadığı öğrenildi. 
DAİŞ çeteleri 15 Eylül'den bu yana işgal saldırıları düzenlediği Kobanê'de YPG güçleri karşısında ağır kayıplar veriyor. Son dört günde 70'i aşkın cenazenin Rakka'daki bir hastaneye taşındığı bildirildi.
Fransa basın ajansı AFP'ye göre Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, son dört günde Kobanê'den Rakka'daki bir hastaneye, DAİŞ çetelerine ait 70'i aşkın cenazenin taşındığını bildirdi.
AFP, çatışmaların sokak sokak, bir şehir gerillası savaşı şeklinde sürdüğüne dikkat çekerken, güçlü bir direnişle karşılaşan DAİŞ çetelerinin Cumartesi günü Kobanê'ye yeni takviyeler yaptığını aktardı.
YPG Basın Merkezi, bugün yaptığı açıklamada Cumartesi-Pazar gecesi en az dört cephede yaşanan çatışmalarda 50'ye yakın çete üyesi öldürüldüğünü ve çok sayıda noktanın geri alındığını kaydetti. Çatışmalarda 3 YPG savaşçısının hayatını kaybettiği bilgisi verildi.
Öte yandan Batı Kürdistan'ın, Kuzey Kürdistan ile sınırı olan Serêkaniyê bölgesi ile Güney Kürdistan'la sınırı olan Cezaa bölgesinde YPG güçleri tarafından DAİŞ çetelerine yönelik eylemlerde en az 20 çete üyesi öldürüldü.
Kobanê Savunma Bakanı İsmet Şêx Hesen, kente saldıran DAİŞ çetelerinin YPG ve YPJ savaşçıların karşısında ciddi kayıplar verdiğini ifade etti. Hesen şehirdeki birçok noktanın ise DAİŞ’ten geri alındığını belirtti.
Ronahî Tv’ye konuşan Kobanê Savunma Bakanı İsmet Şêx Hesen, Kobanê’de 35 gündür bir direnişin olduğunu hatırlatarak, “Devletlerin bile dayanamadığı bu çetelere karşı YPG, 35 gündür direniyor. Bu direniş kutsal ve tarihidir. Bu irade karşısında çeteler, her gün darbe üstüne darbe alıyor. Kobanê’de inisiyatif artık YPG ve YPJ’nin elindedir. Şimdiye kadar birçok bölge özgürleştirildi ”diyerek, yeni bir döneme girildiğini vurguladı.  DAİŞ çetelerinin Kobanê kuşatmasının devam ettiğini belirten Şêx Hesen, “Evet inisiyatifleri kırıldı ancak kent hala bir kuşatma altında. Bunun için de tehlike sürüyor. Çünkü kentte sivil insanlar var. 4 parçada Kürtler bunu bilmeli ve ayakta olmalı” çağrısında bulundu.
ULUSLARARASI GÜÇLERE YARDIM ÇAĞRISI
Bazı basın yayın organlarında çıkan Fransa ve Güney Kürdistan tarafından Kobanê’ye silah yardımı yapıldı haberlere de değinen Kobanê Savunma Bakanı İsmet Şêx Hesen, şunları söyledi: “Koalisyon güçlerinin hava saldırısı dışında her hangi bir yardım bize ulaşmış değil. Sadece Kuzey Kürdistan’da silahsız sivil gençler gelip direnişte yer aldı. Onun dışında Kobanê’ye her hangi bir yardım yapılmamıştır. Ancak dünya devletlerinden insanlığın başına bela oluş bu çeteleri temizlemek için yardım istiyoruz. Çünkü bunlar sadece Kobanê’nin başına değil, bütün dünyanın başına bela olmuşlardır.”
Kobanê ve Suruç ilçelerinde sivil halkın olduğunu kaydeden Şêx Hesen, “İnsanlarımızın gıda ve barınma sorunları var. Havalar soğudu, bu ciddi bir sorun. Yine Kobanê’de ciddi sağlık sorunları var. Çatışmalarda hastane ve ambulanslar tahrip edildi. Uluslararası devlet ve kurumlar, Kobanê’ye acilen yardım yapması gerekiyor. Bunun için Kobanê’ye bir yardım koridorun açılması şart” diye konuştu.
Ağır yaşam koşulları nedeniyle Kuzey Kürdistan'a göç ederek burada çalışan 124 Kobanêli genç, topraklarını DAIŞ çetelerine karşı savunmak için kentte geri döndü.
Batı Kürdistan'ın Kobanê kentine yönelik 3 yıldır süren ambargo ve sürekli saldırılardan dolayı evlerini terk ederek Kuzey Kürdistan'da çalışmak zorunda kalan onlarca genç Kobanê'yi savunmak için geri dönüyor.
YPG kaynaklarının verdiği bilgiye göre son üç günde bu durumdaki 124 Kobanêli genç, direnişe katılmak üzere kentte geri döndü.
Gençler, ailelerini akrabalarının yanına yerleştirdikten sonra seferberlik çağrısına cevap vererek Kobanê’de DAİŞ'e karşı direnişteki yerlerini aldıklarını söylediler. Gençler, hızlı bir silah eğitiminden sonra mevzilere konumlandılar.  
video
Lebbeyk
Lebbeyk Allahümme Lebbeyk
Lebbeyke lâ şerîke leke Lebbeyk
İnnel hamde venni'mete
Lekevel Mülk Lâ şerîke lek
Lebbeyk Allahümme Lebbeyk
Lebbeyke lâ şerîke leke Lebbeyk
İnnel hamde venni'mete
Lekevel Mülk Lâ şerîke lek
Lebbeyk Allahümme Lebbeyk
Lebbeyke lâ şerîke leke Lebbeyk
İnnel hamde venni'mete
Lekevel Mülk Lâ şerîke lek
Telbiye’nin anlamı:
’Buyur Allah’ım buyur işte kapına geldim, buradayım Senin eşin ve benzerin yoktur Bütün hamdler, şükürler yalnızca sanadır ve mülk senindir ’

Lebbeyk
Lebbeyk Allahümme Lebbeyk
Lebbeyke lâ şerîke leke Lebbeyk
İnnel hamde venni'mete
Lekevel Mülk Lâ şerîke lek
Lebbeyk Allahümme Lebbeyk
Lebbeyke lâ şerîke leke Lebbeyk
İnnel hamde venni'mete
Lekevel Mülk Lâ şerîke lek
Lebbeyk Allahümme Lebbeyk
Lebbeyke lâ şerîke leke Lebbeyk
İnnel hamde venni'mete
Lekevel Mülk Lâ şerîke lek
Telbiye’nin anlamı:
’Buyur Allah’ım buyur işte kapına geldim, buradayım Senin eşin ve benzerin yoktur Bütün hamdler, şükürler yalnızca sanadır ve mülk senindir ’

Norveç Sosyalist Sol Parti Genel Başkanı Audun Lysbakken, Kürtlerin DAİŞ terör örgütüne karşı en önde mücadele eden güç olduunu belirterek, desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Norveç’te yaşayan Kürdistanlılar Parlamento önünde Kobanê için miting düzenledi. Yüzlerce kişinin katıldığı ve gençlerin çoğunlukta olduğu eyleme KNK, PJAK, PYD, Goran, YNK, KZK(Komali Zehmetkêşani Kurdistan) UngKurd(Genç Kürtler), Kürdistan Kültür Derneği gibi siyasi parti, kurum temsilcileri ve şahsiyetler katıldı.
Mitinge Norveç Sosyalist Sol Parti Genel Başkanı Audun Lysbakken, Norveç Kızıl Partisi Genel Başkanı Bjørnar Moxnes de katılarak destek verdi.
Mitingte bir konuşma yapan Lysbakken, Şengal ve Rojava’daki çatışmaları hatırlaratak Kütlerin DAİŞ terör örgütüne karşı en önde mücadele eden güç olduğunu ve desteklenmesi gerektiğini belirtti.
Norveç Kızıl Partisi Genel Başkanı Bjørnar Moxnes ise, PKK’nin hala «terör listesi»nde olmasına tepki göstererek, «bugün PKK ve PYD gibi Kürt güçleri, İŞİD teröristlerine karşı mücadele ediyor. Terörisme karşı mücadele edenlerin terör listesinde olması bir çelişkidir” dedi.  
Moxnes Norveç hükümetinin de Türkiye’yi İŞİD’e verdiği destek nedeniyle uyarması gerektğini söyledi.
Norveç medyasının da ilgi gösterdiği eylemde, Kobanê direnişi ve DAİŞ saldırılarıyla ilgili çok sayıda bildiri de dağıtıldı.
ESP, emperyalistlerin DAİŞ'e karşı müdahalesinin aldatmaca olduğunu altını çizdi, "IŞİD'i yenecek güç halklarımızın savaşçılarındadır, Amerikan emperyalizminde değil" dedi.
Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), ABD'nin Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün, Bahreyn ve Katar'la birlikte dün Suriye'deki IŞİD hedeflerine yönelik hava saldırısının ardından yazılı bir açıklama yaptı.
DAİŞ’in ABD tarafından Irak işgali ve Suriye kışkırtması döneminde palazlandırıldığını hatırlatan ESP, "IŞİD, Şimdi Ortadoğu halklarının en kıyıcı düşmanı olarak kan döküyor. Emperyalist Amerikan tornasından çıkan IŞİD'in vahşetine karşı savaşmak Ortadoğu halkları için, emekçi ve ezilen insanlık için olağanüstü önem kazanıyor. Fakat bu haklı savaşın yürütücüsü ne Amerikan emperyalizmi, ne onun bölgedeki işbirlikçi rejimleri, ne de AKP idaresindeki Türk devletidir" dedi.
"IŞİD'i besleyip büyüten, Irak'taki politik dengeleri değiştirmek için öne süren, emperyalist saldırganlığı meşru kılmak için kullanan bizzat ABD emperyalizmidir" diyen ESP, şunları kaydetti: "IŞİD'e savaşçı, para ve silah akıtanlar, Suudi Arabistan'dan Katar'a kadar, bizzat Ortadoğu'nun işbirlikçi-gerici rejimleridir. IŞİD'e arka çıkıp lojistik sağlayan, onu Kürt özgürlük mücadelesine saldırtan bizzat AKP hükümeti ve Türk devletidir. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın ve AKP hükümetinin dillendirdiği tampon bölge arayışlarının asıl amacı da Kürt özgürlük mücadelesini boğmaktan ibarettir.
Bugün IŞİD'e karşı emperyalist güdümlü koalisyonlar ve müdahaleler ise tam bir aldatmacadır. ABD ve NATO, IŞİD'e karşı mücadele adına ve güya kurtarıcılık rolüne soyunarak, Ortadoğu'da emperyalist hakimiyeti artırma arayışındadır. Ortadoğu'da savaşlarda dökülen oluk oluk kanın ve halkların çektiği sınırsız çilenin baş sorumlusu olan Amerikan emperyalizminin, IŞİD vahşetine karşı halkların mücadelesinde yeri yoktur.
IŞİD karşısında cephelerde dövüşenler ve mevzi mevzi direnenler, Rojava'dan Şengal'e kadar IŞİD kıyıcılığının önünü kesenler Kürt özgürlük hareketinden ve komünist saflardan sayısız kadın ve erkek savaşçıdır. IŞİD'i yenecek olan, ABD ve onun emperyalist koalisyonu değil, Ortadoğu'nun ezilen halklarıdır.
ABD emperyalizminin bölgede hakimiyetini pekiştirme planları da, sömürgeci-faşist Türk burjuva devletinin Rojava devrimini ezip Kürt ulusal demokratik kazanımlarını silme hesapları da iflas etmeye mahkumdur. Halklarımız, emekçi ve ezilen insanlık, IŞİD gericiliğiyle aslında kimin dövüştüğünü ve ama kimin anlaştığını apaçık görmektedir."
DAİŞ çetelerinin saldırısı altında bulunan Kobanê’nin Rojava devriminin kıvılcımının yakıldığı yer olduğuna dikkat çeken Komalên Ciwan, tüm gençleri, “akın akın devrim saflarına katılarak Kobanê’yi ne pahasına olursa olsun savunmaya” çağırdı.
Komalên Ciwan Koordinasyonu yaptığı yazılı bir açıklama ile DAİŞ çetelerinin saldırıları karşısında büyük bir direniş sergilendiği Kobanê’deki gelişmelere dikkat çekti.
Açıklamada, Kürdistan özgürlük mücadelesi devriminin zafere yakın olduğu bir dönemde, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın ‘Küresel provakatör örgüt’ olarak tanımladığı DAİŞ tarafından baltalanmak istendiği belirtildi.
Açıklamada, “DAİŞ Kobanê’de yiğit Kürdistan gençliğinin muazzam direnişiyle püskürtülmüş, bunu sindiremeyince de Güney Kürdistan’daki kazanımlarımıza saldırmak istemiştir. Burada da gerillanın direnişiyle karşılaşınca adeta neye uğradığını şaşırmıştır. Halkımızın kahraman Kürdistan gençliği öncülüğünde geliştirdiği direnişler IŞİD tarafından sindirilemeyince yine yönünü Kobanê’ye çevirmiştir” denildi.
Başta Türk devleti olmak üzere Rojava devrimini içlerine sindiremeyen sömürgeci ve emperyalist ülkelerin devrim kazanımlarını DAİŞ eliyle zedelemek istediği belirtilen açıklamada, “Çünkü şu bir gerçekliktir ki Rojava da demokratik halklar mücadelesi ve devletçi egemen sistem savaşımı vardır. Kazanmaya yakın olan kadın ve gençlik öncülüğünde inşa edilen ve savunulan halkların mücadelesi olacaktır” diye belirtildi.
“Kobanê, devrimsel gelişim tarihimizde çok önemli bir yere sahiptir” denilen açıklamanın devamında şunlar belirtildi:
“19 Temmuz devriminin kıvılcımının yakıldığı ilk alandır. Bu nedenle bizler açısından büyük bir öneme sahiptir. Bugün Kobanê şahsında geliştirilen saldırılar Önder Apo’nun kurmak istediği özgür yaşama, kadının kazanmış olduğu tarihi kazanımlara, gençliğin yiğit mücadelesine, kısacası halkların demokratik kurtuluşuna saldırıdır. Kobanê’de YPG ve YPJ öncülüğünde geliştirilen direniş Kürdistan özgürlük mücadelesinin onur savaşıdır. Yıllardır onursuzlaştırılmaya çalışılan Kürt halkı sadece Kobanê’de değil tüm Kürdistan parçalarında sömürgeci politikalara her gün maruz kalmaktadır.  Bugün çeteler Kobanê’yi düşürmeye çalışırken, faşist Türk devleti Pirsus’ta direnen halkımıza hunharca saldırmakta, İran devleti hala gerilla alanlarını hedef almakta, işbirlikçi KDP hükümeti de Rojava devrimine yönelik saldırılara sessiz kalarak Türk devletine olan desteklerini sürdürmeye devam etmektedir.”
Komalên Ciwan, Açıklamanın devamında  “sömürgeci politikaları yaşamamak ve yaşatmamak için” tüm sempatizan ve çalışanlarını seferlik ruhuyla Kobanê’yi savunmaya çağırdı.
“Tüm Kürdistan gençliği öğrencisinden işçisine, köylüsünden işsizine bu devrimi savunmayı bir onur borcu olarak ele almalıdır. Kobanê, devrimimizin temel kalesidir. Erkek egemenlikli ve jerontokrat zihniyetle bezenmiş saldırılar genç kadın ve erkeklerin direnişi sahiplenmesi ve yükseltmesiyle boşa çıkarılacaktır. Gün Kobanê şahsında devrim mücadelemizin savunulması ve zafere taşırılması günüdür. Demokratik halkların tarihinin yazıldığı böylesi bir sürece Kürdistan gençliği katılımıyla, örmüş olduğu savunma ve eylem hattıyla öncülük edecektir. Unutulmamalıdır ki öncülük ancak fikir, eylem, pratik bütünlüğüyle yapılır. Kürdistan Özgürlük hareketimizin Kürt gençliğine yapmış olduğu çağrıya verilecek en iyi cevap Kobanê devrimine katılımla olur. Bu nedenle başta kuzey Kürdistan olmak üzere güney, Rojhilat ve Rojava Kürdistan’ındaki ve Avrupa’daki tüm gençleri akın akın devrim saflarına katılmaya ve Kobanê’yi ne pahasına olursa olsun savunmaya çağırıyoruz.”
Kobani'ye gitmek bir akraba müdafaasıdır
AÇ da haritaya bir bak:
Kobani dediğin yer Fizan'da falan değildir.
Urfa var ya Urfa...
İşte o Urfa'nın kazası Suruç'un bir mahallesidir Kobani.
Suruç'tan yüz adım atsan...
Bir de bakmışsın ki Kobani'desin.
Suruç'un evleri ile Kobani'nin evleri sırt sırtadır.
-Suruç'tan bağırsan Kobani'den duyulur.
-Suruç ile Kobani akrabadır: Amca oğullarını, dayı kızlarını Berlin Duvarı gibi bir duvar bile değil, sadece bir tel örgü ayırır.
-Suruç'ta pişen yemek Kobani'de yenir.
-Kobani'de demlenen çay, Suruç'ta içilir.
Velhasıl Suruç ile Kobani arasında zerre kadar bir uzaklık yoktur.
Ne maddi olarak, ne manevi olarak...
Şimdi elini vicdanına koy da cevap ver:
Eli kanlı bir sapık çete, iki metre ötende akrabalarını öldürürken...
-Yerden taşı kaptığın gibi koşup gitmez misin yardıma?
-Sınır mınır dinlemeden atmaz mısın kendini oraya?
-"Gün namus günüdür" diye şöyle bir yekinmez misin?
-Sağına soluna bakmadan can havliyle atılmaz mısın akrabaların mahallesine?
-"Haksızlığa elinle müdahale etme" imkânını sonuna kadar zorlamaz mısın?
-Silahın yoksa bile tırnaklarını sokmaz mısın devreye?
"Nasıl olur da Kürt gençleri Kobani'ye savaşmaya gider" diye "bik bik" yapanlara hatırlatırım:
Kobani'ye savaşmaya gitmek...
Polisin, otoritenin, güvenliğin kalmadığı bir yerde...
Hiçbir tereddüt göstermeden ve hiçbir şeyi umursamadan...
Yan binadaki komşuya ya da karşı mahalledeki akrabaya yardıma koşma refleksi göstermekten başka bir şey değildir.
Kobani'ye gitmek bir akraba müdafaasıdır
AÇ da haritaya bir bak:
Kobani dediğin yer Fizan'da falan değildir.
Urfa var ya Urfa...
İşte o Urfa'nın kazası Suruç'un bir mahallesidir Kobani.
Suruç'tan yüz adım atsan...
Bir de bakmışsın ki Kobani'desin.
Suruç'un evleri ile Kobani'nin evleri sırt sırtadır.
-Suruç'tan bağırsan Kobani'den duyulur.
-Suruç ile Kobani akrabadır: Amca oğullarını, dayı kızlarını Berlin Duvarı gibi bir duvar bile değil, sadece bir tel örgü ayırır.
-Suruç'ta pişen yemek Kobani'de yenir.
-Kobani'de demlenen çay, Suruç'ta içilir.
Velhasıl Suruç ile Kobani arasında zerre kadar bir uzaklık yoktur.
Ne maddi olarak, ne manevi olarak...
Şimdi elini vicdanına koy da cevap ver:
Eli kanlı bir sapık çete, iki metre ötende akrabalarını öldürürken...
-Yerden taşı kaptığın gibi koşup gitmez misin yardıma?
-Sınır mınır dinlemeden atmaz mısın kendini oraya?
-"Gün namus günüdür" diye şöyle bir yekinmez misin?
-Sağına soluna bakmadan can havliyle atılmaz mısın akrabaların mahallesine?
-"Haksızlığa elinle müdahale etme" imkânını sonuna kadar zorlamaz mısın?
-Silahın yoksa bile tırnaklarını sokmaz mısın devreye?
"Nasıl olur da Kürt gençleri Kobani'ye savaşmaya gider" diye "bik bik" yapanlara hatırlatırım:
Kobani'ye savaşmaya gitmek...
Polisin, otoritenin, güvenliğin kalmadığı bir yerde...
Hiçbir tereddüt göstermeden ve hiçbir şeyi umursamadan...
Yan binadaki komşuya ya da karşı mahalledeki akrabaya yardıma koşma refleksi göstermekten başka bir şey değildir.

YPG, Kobanê direnişinde yaşamını yitiren 6 savaşçının kimliklerini açıkladı.
YPG resmi internet sayfasında yapılan açıklamada, IŞİD saldırılarına karşı 7. Gününe giren direnişin devam ettiği vurgulandı.
YPG devamla 19 Eylül’de Bexdê köyünde yaşamını yitiren YPJ’li Peyman Kobanê ile 21 Eylül’de Til Meydan, Boxaz ve Qemçê köylerinde yaşamını yitiren 5 savaşçının kimlik bilgilerini açıkladı.
Buna göre yaşamını yitiren YPG/YPJ savaşçılarının kimlik bilgileri şöyle:
 -Peyman Kobanê kod adlı Emîra Şahin
-Baran Serhad kod adlı YPG savaşçısı. Til Meydan köyünde fedai eylemle yaşamını yitirdi.
-Rênas Doğan. Til Meydan köyündeki çatışmalarda yaşamını yitirdi.
-Hemze Viyan. Kobanê’nin güney cephesindeki çatışmalarda yaşamını yitirdi.
-Amed Kobanê. Boxaz köyündeki çatışmalarda yaşamını yitirdi.
-Arşîn Efrin. Qemçê köyündeki çatışmalarda yaşamını yitirdi.
Mardin'in Artuklu ilçesi yakınlarında koruculara ait olan ve odun kesmeden dönen 3 kamyonetin önü, Safa Mahallesi'nde bir grup tarafından kesildi. Kamyonet şoförlerini araçlarından indiren grup, araçları odunlarla birlikte ateşe verdikten sonra olay yerinden ayrıldı. 
Kamyonetlerin koruculara ait olduğu ve ormanlık alandan odun keserek araçlarına yükledikleri bildirildi. 
Kürt sorununda çözüm sürecinin müzakere aşamasına evrilebilmesi için Eylül ayına işaret edilirken, Hükümet yine Rojava ve Medya Savunma Alanları'nı hedef alan iki tezkereyi çıkarma hazırlığında. Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Meclis'in açılmasıyla birlikte Irak ve Suriye'ye dönük 2 tezkerenin gündeme geleceğini, bu tezkerelerin öncekilerden daha "kapsamlı" olacağını söyledi. Arınç IŞİD'le mücadele konusunda da "rol üstlenmeyeceklerini" belirtti. 
Hükümet Sözcüsü ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Bakanlar Kurulu Toplantısı ardından açıklama yaptı. 
Arınç, ilk olarak ABD Dışişleri Bakanı Kerry’nin IŞİD'le mücadele konusunda ‘Rehineler kurtarıldı, daha fazla destek bekliyoruz’ açıklamasına yanıt verdi. Davutoğlu gibi Arınç da IŞİD'i ortaya çıkaran sebeplerin ortadan kaldırılması gerektiğini belirterek IŞİD'i meşrulaştırmaya çalıştı. ABD'nin çağrısına ise, "Türkiye işin başını ve sonunu düşünerek (üzerine düşeni) yapacaktır. Türkiye, faydası veya zararı nerede, ne kadar onu bilerek yapacaktır. Yoksa büyük bir hevesle, önünü arkasını düşünmeden hiçbir şekilde adım atmayacaktır.  Bu bize verilen rollerin hemen kabul edileceği anlamına gelmez" şeklinde yanıt verdi. 
Arınç sınırdaki asker ve polis terörüne karşılık, DBP ve HDP'lilerin "şov yaptıklarını" da iddia etti. Tampon bölge konusunda da konuşan Arınç, bu tür kararların BM kararıyla alınabileceğini belirterek, "New York'ta kabul görürse, Türkiye planını yapıyor" diye konuştu. 
Arınç, 1 Ekim'de Meclis'in açılmasıyla birlikte Suriye ve Irak’la ilgili iki ayrı tezkerenin gündeme alınacağını söyledi. 
Bu tezkerelerin daha öncekilerden daha "kapsayıcı" olacağını söyleyen Arınç, "Yani bu tezkere çıktığı zaman ‘benim şuna da ihtiyacım vardı’ demeyeceğimiz kapsamlı bir tezkere. Ancak bu tezkerelerin yöntemi, taşıması gerek unsurları esasen Anayasa'da da belirtilmiştir, onlar mutlaka yer alacaktır. Kapsamı, süresi, nerelerde ne görevler yapılabileceği açık açık yazılacaktır. Ama bir yıl önceki tezkerelerden en az birkaç husus bakımından farklılık olduğunu söyleyebilirim" diye konuştu. 

Rojken Haber

Rojken Haber

Dr. Amed Sozdar

Dr. Amed Sozdar
Rojken

Rojken

Rojken
Rojken

www.amedsozdar.com

www.amedsozdar.com
Dr. Amed Sozdar - amedsozdar@hotmail.com
Amed Sozdar - AmedSozdar@hotmail.com. Powered by Blogger.
Design by webbilgi.org