Sesli Sohbet

Sesli Sohbet
Sesli Kürtçe

Rojken ::: DİFHA

iletişim.: Email-Skype.: amedsozdar@hotmail.com

Dicle Fırat Haber Ajansı :: Dr. Amed Sozdar

Almanya’da DAİŞ çetelerine katılmak üzereyken gözaltına alınan bir Türk hapis cezasına çarptırıldı. DAİŞ’e katılmak için yurtdışına çıkma yasağını ihlal ettiği suçlamasını kabul etmeyen 21 yaşındaki Türk gencinin, Münih kentindeki Selefiler arasında bilinen bir isim olduğu bildiriliyor.
Münih kentindeki İdare Mahkemesi’nde görülen davada yargılanan Türk selefi 7 ay ağır hapis cezasına çarptırıldı. Eylül ayında 12 boyunca yurtdışı yasağı olmasına rağmen, otobüsle yurtdışına çıkmak üzereyken gözaltına alınan Türk gencinin kentteki DAİŞ yanlısı gruplar içinde faaliyet gösterdiği bilgisi verildi.
Geçtiğimiz ay beraberindeki Kosovalı 24 yaşındaki bir genç ile Avusturya sınırında gözaltına alınan selefi Türk gencinin mahkemede suçlamaları kabul etmediği bilgisi verildi.
Soruşturmayı yürüten makamlar, 21 yaşındaki Türk gencinin Almanya’yı terk ederek, Suriye’ye gitmek ve DAİŞ çetelerine katılmak üzere olduğu görüşündeler.
Suriye’deki iç savaşın başlamasından bu yana yüzlerce selefinin Almanya’yı terk ederek Suriye ve Irak’taki silahlı gruplara katıldığı tahmin ediliyor. Alman Anayasayı Koruma Örgütü’ne göre, DAİŞ başta olmak üzere şiddet yanlısı gruplarla savaşmak için gidenlerin sayısı 450’yi aşıyor. Bu kişilerden yüz kadarının tekrar Almanya’ya döndüğü tahmin ediliyor.
Almanya’da geçtiğimiz hafta birçok kentte yapılan operasyonlarda DAİŞ ve Ahrar el Şam örgütlerine para ve militan desteği sağlayan kişiler gözaltına alınmış, 13 evde aramalar yapılmıştı. Son olarak geçtiğimiz gün Frankfurt Havaalanı’ndan Suriye’ye gitmek üzere olan Amerikan asıllı 3 genç kız gözaltına alınmıştı. 
DAİŞ saldırıları altında bulunan Kobanê'de özellikle doğu ve güney cephesinde YPG savaşçıları ile çeteler arasında şiddetli çatışmaların sürdüğü bildirildi. 
Çeteler ile çatışmalar gece boyu devam ederken DAİŞ, özellikle sınır kapısının bulunduğu bölgeyi sürekli olarak havan topları ile bombaladı. Havan toplarının bazıları sınırın Kuzey tarafına düştü. 
DOĞU VE GÜNEY CEPHESİNDE ŞİDDETLİ ÇATIŞMALAR
Dün gece çete saldırılarına karşı YPG güçlerinin cevap vermesiyle başlayan çatışmalar, doğu ve güney cephelerinde şiddetlenerek devam ediyor. 6 çetenin öldürüldüğü çatışmalarda, bomba yüklü bir araç imha edildi, bir araç da darbelendi.
Bölgedeki ANHA muhabirlerinden edinilen bilgilere göre, çeteler doğu cephesinde saat 20:30 sularında bomba yüklü bir araç ile YPG mevzilerine saldırı düzenlemek istedi. Ancak YPG savaşçıları çete saldırılarına karşılık vererek, bomba yüklü aracı imha etti.
DAIŞ çetelerinin, bu araçları Til-Ebyad’da hazırlayarak Kobanê’ye gönderildikleri de edinilen bilgiler arasında.
Güney ve Doğudaki şiddetli çatışmalar halen devam ediyor. Dün gece yaşanan çatışmalarda 3 çete öldürüldü. 
YBŞ saflarına katılım gün geçtikçe artıyor. Bir hafta öncesinde de 12 Ezidi genç kadın Yekineyen Berxwedanê Şengalê (YBŞ) saflarına katıldı. Katılan Ezidi kadınları bir basın açıklaması yaparak “Biz Ezidi kadınları olarak bu direnişte yerimizi alacağız. Bunun için başta tüm Ezidi kadınları olmak üzere herkesi bu direnişe çağırıyoruz” dedi.
3 Ağustos’ta gerçekleşen katliamın ardından Şengal halkı tarafından oluşturulan YBŞ her gün daha da büyüyor. Bir hafta öncesinde de 12 Ezidi genç kadın YBŞ saflarına katılarak Şengal direnişinde yerlerini aldı.
12 Ezidi genç kadın YBŞ saflarında yer alarak Şengali özgürleştirmek için ellerine silah alıp yeni savaşçı eğitimi görüyorlar. Eğitimden sonra cepheye gideceklerini belirten YBŞ savaşçıları yaptıkları açıklamada; Şengal’i özgürleştirene kadar çetelere karşı direniş içerisinde olacaklarını belirtikleri açıklama şu şekildedir.
Şengal’i çetelerin elinden kurtarmak için Şengal Direniş Birliklerine katıldıklarını belirten Dılfin Xıdır (Evrim), “bizim için hergün HPG ve YBŞ savaşarak şehit veriyor. Bunun için bu onurlu direnişte yer almak istiyoruz” dedi. Xıdır devamla şunları söyledi: “Toprağımızı, halkımızı çetelerin elinden kurtarmaya geldik. Bazı Ezidi kadınları da bu onurlu direnişe, YBŞ saflarına katılmak istiyorlar. Ama aileleri buna izin vermiyor. Kendilerinde şeref kalmışsa çocuklarını bu saflara katılmalarına izin vermelidirler. Çünkü bizim onurumuz ve şerefimiz toprağımız ve ülkemizdir. Kimileri katliamın ardından kaçıp Zaxo, Duhok vb. yerlere gidiyorlar ve oturdukları yerde Şengal’deki durumu merak ediyorlar. Ben onlara şunu söylüyeyim. Şengal çetelerin elindedir. Biz burada sizin ve Ezidilerin toprağı için her gün çetelerle çarpışıyoruz. Siz artık bu gerçekliği görüp kendi topraklarınıza dönmelisiniz. Kendi ülkenizi bu insanlık düşmanı çetelerden kurtarmalısınız. Burada sizin için YBŞ ve HPG her gün savaşarak şehitler veriyor. Sizin burada bu savaşın ve direnişin içinde olmanız gerekirken sizlerde kendi topraklarınızdan uzakta oluyorsunuz.”
‘HALKIMIZIN ÖZGÜRLÜĞÜ İÇİN SAVAŞIYORUZ’
Bu topraklarda yaşamını yitirirseler de onurlu olacaklarını olduğunu belirten Xıdır, konuşmasına devamla; “eğer bu kutsal topraklarda şehit düşersek bizim için bir onurdur. Çünkü kendi halkımızın özgürlüğü için savaşıyoruz. Burada savaşanlarda kendi halkı için ve toprağı için savaşıyorlar. Biz Ezidi kadınları da bu bilinçle kendi halkımızın özgürlüğü için silah kaldırıp düşmanla savaşacağız. Eğer bunun için mücadele etmek isteyen Ezidi kadınlarının önünde engel olmak isteyenler nerede şerefimiz diyorlarsa, ben söyleyeyim şerefimiz DAİŞ çetelerinin elindedir. Çünkü 5 bin Ezidi kadını DAİŞ’in elindedir. Biz ise burada savaşarak çetelerden kendi şerefimizi ve Ezidi kadınlarını kurtaracağız. Bunun için bu katliamı gerçekleştirenlerden intikam alacağız. Eğer intikam almazsak 74.’ü olan bu katliam devam edecektir. Bu katliamlara dur demek için herkesi bu direniş içerisinde mücadele etmeye çağırıyorum” dedi.
‘KİMSE EZİDİ KADINLARI SAVAŞAMAZ DEMESİN’
Açıklamanın ardından söz alan Vethe Xelil(Dersim) ise Rumbosi’de çetelerin esir tuttuğu Ezidi kadınları ve Şengal’i özgürleştirene kadar mücadele edeceğini belirterek şunları söyledi: “Ben de bir Ezidi kadını olarak ülkemi ve toprağımı korumak için YBŞ saflarına katılmaya geldim. Şu an burada yeni savaşçı eğitimi görüyorum. Eğitimden sonra Şengal’i özgürleştirmek için savaş alanlarına geçeceğiz. Bunun için hiç kimse Ezidi kızları savaşamaz demesin. Çünkü biz bu topraklar için savaşacağız. Bu topraklar bizim şerefimiz ve onurumuzdur. Bunun içinde onurumuzu tekrardan kazanacağız. Ve bu uğurda gerekirse şehit de düşeriz. Kendi topraklarımızda özgürlüğümüz için savaşacağız. Kendi haklarımızı ve kaybettiklerimizi tekrardan alacağız. Şu an Rambosi’de binlerce Ezidi kızı var. 3 Ağustos Ezidi katliamından bu yana PKK militanlarından başka kimse çetelerle savaşmıyor. Bazı kişiler ise ben savaşıyorum diyorlar. Ama şu ana kadar bir tek mermi bile patlatmadılar. Oturdukları yerde savaş kahramanlıkları yapıyorlar. Şu ana kadar sadece HPG ve YBŞ güçleri bize yardım etti. Bazı güçlerin imkanları oldukları halde bize yardım etmiyor. Ancak PKK’nin uçakları olsaydı bize yardım getirirdi. Bunun için Önder Apo’ya ve PKK’ye teşekkür ediyorum. Yaşasın Ezidi kadınları, Jin jiyan Azadi.”
‘ÇOCUKLAR BU ÇAMURDA OYNAMAZLARDI’
Ezidi anneleri ve kızları için bir şeylerin yapmak için YBŞ saflarına katıldığını belirten Xalide Xelil(Beritan) de Şengal’i insanlık düşmanı İŞİD çetelerinden kurtaracaklarını söyleyerek şunları belirtti: “Bir haftadır Şengal’i çetelerin elinden kurtarmak için eğitim görüyoruz. Bunun için de bugün burada olmaktan dolayı çok mutluyum. Bir Ezidi kadını olarak kendi ülkem için savaşıyorum. Bunu da Ezidi anneleri ve kadınları için yapıyorum. Katliamdan sonra birçok Ezidi Şengal’i savunmasız bırakıp gittiler. Yaşlı annelerini, yürüyemez babalarını bırakıp gittiler. Biz ise burada kalarak YBŞ saflarına katıldık. Şengal’i çetelerden kurtarmak içinde kanımızın son damlasına kadar mücadele edeceğiz. Tek kadın bu dağlarda kalana kadar da bu mücadelemiz ve direnişimiz devam edecek. Bunun için bizi yalnız bırakmayan Önder Apo’ya ve militanlarına teşekkür ediyorum. Eğer bizim sorumlularımız, bizi yönetenler Şengal’i bırakıp kaçmasalardı bu çamurda bugün bu çocuklar oynamazdı. Buna rağmen bazıları şu an çıkıp kendilerini büyüterek tüm Ezidileri kurtardığını söylüyor. Onlar bizi kurtarmadı. Eğer kurtulan varsa o da PKK’nin sayesindedir. Bunun için onlara söylüyorum kendilerini çok büyütmesinler.”
‘BİZ KADINA BİÇİLEN ROLÜ KIRDIK’
Şu ana kadar toplumda kadına biçilen rolü kırdıklarının belirten Xelil, devamla; “toplumda kadınlara evi temizleme, yemek yapma, çocuklara bakma görevleri verilmişti. Bizim için savaşamaz diyorlardı. Ama biz şu an Şengal dağlarında çetelere karşı savaşıyoruz. Bizde çetelere karşı direnebiliriz. Yeter artık ne zamana kadar köle olarak yaşayacağız. Kendinize gelin önceden milyonlarca insandık şuan sayımız azaldı. Bizi bitirmek ve yok etmek istiyorlar. Sizlerde direniş içerisinde olmayarak bunlara boyun eğiyorsun. Kendi cellatlarınıza boyun eğiyorsunuz. Eğer biz burada soğuktan veya savaştan şehit düşersek onurluca bir ölümdür bizim için. Çünkü kendi topraklarımızda kendi özgürlüğümüz için savaşıyoruz. Şuana kadar hep dediler kadınlar bizim namusumuzdur. O zaman onlara soruyorum neden namusunuzu bırakıp kaçtınız. Bunun için artık kimse böyle demesin. Biz şimdi eğitim görüp, elimize silah alıp dağlarda çetelere karşı savaşacağız. Bunun için Önder Apo’ya ve PKK’ye ne kadar teşekkür etsek o kadar azdır” dedi.
Kobanê’de yalnızca Müslüman topluluklar değil diğer dini topluluklar da direnişte yerini alıyor. Mehser Köyü’nde direniş nöbeti tutan Hıristiyan bir kişi, “Kobanê’yi savunmak insanlığı savunmaktır” diyerek, insanlığı kurtarmak için sınırda bulunduğunu söyledi.
DAİŞ çetecilerinin Kobanê’ye dönük saldırılarının başladığı ilk günden bu yana Kobanê direnişinin bir parçası olan nöbet direnişi 38’inci gününde birçok farklı kimlik ve inançtan yurttaşların katılımıyla sürüyor. 15 günü aşkın süredir nöbet eylemi tutan Arnavut göçmeni Rıfat Horoz halen nöbetini sürdürürken, Hristiyan bir yurttaş da Mehser Köyü’nde direniş nöbetini tutuyor. Direnişin başladığı ilk günlerde sınır hattına gelen ve bir süre kaldıktan sonra tekrar geri dönmek zorunda kalan Halil İbrahim Binici, iki gün önce yeniden direniş nöbetine dahil oldu. Çizilen sınırın hemen ötesinde birçok kimlik ve inançtan kişinin tarihi direnişi aynı şekilde sınır hattındaki nöbet eylemine de bu şekilde yansıyor.
‘KOBANÊ’DE İNSANLIK ÖLDÜRÜLMEK İSTENİYOR’
Mersin’den sınır hattına gelen Binici, ilk olarak nöbet eylemine katılma amacını dile getirerek, Kobanê’de yaşanılanlar karşısında vicdanının sesini dinlediğini ve buraya geldiğini söyledi. Binici, Kobanê’de insanlığın öldürülmek istendiğini belirterek, bunun önüne geçilmesi için bu nöbet eylemine katıldığını kaydetti.
‘İNSANLIĞI KURTARMAK İÇİN BURADAYIZ’
Yeryüzünde yaratılan bütün insanları insan olarak sevmek gerektiğini söyleyen Binici, “Daha önce 7-8 gün kaldım. Oradan bir süreliğine Kobanê’ye de geçtim. Orada yaşananlar karşısında geri gittiğim Mersin’den tekrar sınır hattını tutmak için geri geldim. Bir mezhep ya da din için değil insanlığı kurtarmak için buradayız. Dört taraftan kuşatma altına alınan bir halk var. Buna rağmen nefes alan ve direnen bir halkın yanında olmak gerekiyor” diye konuştu.
‘KOBANÊ’Yİ SAVUNMAK İNSANLIĞI SAVUNMAKTIR’
Bütün halk ve inançlara seslenen Binici, “Gelin el ele verelim insanlığı kurtaralım. Bu bir insanlık görevidir. Yoksa onlarda bu katliamın altında kalır. Kobanê’yi savunmak insanlığı savunmaktır” dedi. Kobanê ve diğer kantonlara yönelik saldırıların bu denli yoğun olmasının orada inşa edilen modelden kaynaklandığını söyleyen Binici, bu modelin Ortadoğu’da yaşam bulmaması için bu saldırıların devreye konulduğuna dikkat çekti. 
SINIR DİRENİŞİNE DAVET
Sınırın bu yakasında devam eden direnişe ilişkin de çağrıda bulunan Binici, kendisine insanım diyen bütün halkları ve kesimleri sınır hattındaki direnişe katılmaya çağırdı. Kobanê’ye insani yardım koridorun da bir an önce açılması için yetkililere çağrıda bulunan Binici, “Türkiye başından beri IŞİD’i destekliyor. Bu imajını düzeltmek için Kobanê direnişine sorumlu yaklaşması gerekiyor” ifadelerini kullandı. 
Kobanê özgürleşinceye dek sınırdayız!

Soğuk havaya rağmen sınırda direniş nöbetleri devam ediyor. Sınır hattındaki nöbetlerinden arda kalan zamanlarını kurdukları çadırlarda geçiren direniş nöbetindeki yurttaşlar, “Kobanê özgür olana dek buradayız, hiçbir yere ayrılmayacağız” diyor.

DAİŞ çetecilerinin Kobanê’ye yönelik işgal girişimine karşı YPG/YPJ savaşçılarının büyük direnişi ikinci ayında da devam ederken, Suruç ilçesinin Kobanê sınır hattı boyunca başlatılan sınır nöbeti de soğuk havaya ve zorlu koşullara rağmen kesintisiz sürüyor.  Asker saldırı ve tehditlerine rağmen sınır hattını boşaltmayan insanların Mehser ve Miseynter köylerindeki eylemlerini her gün değişik kesimlerden onlarca grup ziyaret ediyor.  Direniş nöbeti eylemindeki kitle, sınır gözleminin yanı sıra çadırlarda bir araya gelerek, gündemdeki konuları değerlendiriyorlar.

NÖBET EYLEMLERİNE DEVAM

Urfa’nın Viranşehir ilçesinden gelerek yaklaşık bir aydan bu yana direniş nöbetinde bulunan Naif Aslan, nöbet eylemine devam edeceklerini belirtirken, Kobanê’deki direnişin yeryüzünde son bir Kürt kalana kadar devam edeceğini ifade etti.

Sınıra geliş sebebini “Vicdani sorumluluğumu yerine getirmek, bu büyük direnişte ait olduğum yerde, halkımın yanında yer almak” diye tanımlayan Kader Saklı, nöbet eylemine Bursa’dan gelerek katıldığını söyledi. Saklı “Orada her gün insanlar yaşamını yitiriyor. Her sabah uyandığımda orada savaşın arkadaşlarımın şahadet haberlerini duyma korkusuyla güne başlıyorum. Evet, zor şartlar altındayız. Kış başladı. Ama gerekirse burada Kürdistan özgürleşinceye kadar kalacağız. Belki bir yıl burada kalmamız gerekecek, belki de on yıl. Ama biz burada olacağız. Amacımıza ulaşıncaya kadar” diyerek direniş nöbetindeki kararlılığını dile getirdi. Kobanê’nin düşeceğini ve Kürtlerin kendilerine biat edeceğini öngören tüm kesimlerin yanıldığını, şimdi ise dil değiştirerek Kürtlerden yanaymış gibi davrandığını ifade eden Saklı, Kürtlerin dünya tarihine bu büyük direnişle geçeceğini belirtti.

‘DİRENİŞLE OYUNLAR BOŞA ÇIKARILACAK’

Urfa’nın Ceylanpınar ilçesinden geldiğini belirten Besim Özgün ise, Kobanê’de yaşayan, savaşan ve direnen birçok insanın kendi akrabaları olduğunu dile getirerek, Kobanê tam anlamıyla özgürleşene kadar burada kalmaya devam edeceklerini kaydetti. DAİŞ çetecilerinin Kürtlerin elde ettiği kazanımlara saldırması için dünya sahnesine çıkarıldığına dikkat çeken Özgün, “Kürtler yıllardan beridir yaşadıkları tecrübelerden oynanan oyunların farkındadır. Direnişle bu oyunların hepsini boşa çıkaracak, yenecek güç ve iradeye sahiptir” dedi.

‘BOMBA YAĞSA DA GİTMEYİZ’

“Değil yağmur, bulunduğumuz, nöbet tuttuğumuz bu alanlara taş, hatta bombalar yağsa da, halkımız o saldırılardan kurtulana kadar buradan bir yere gitmeyeceğiz” diyen Orhan Aslan da, yapay sınırlarla birbirinden ayrılan tüm Kürtlerin sınırlara gelerek bu büyük direnişte yer alması gerektiğini belirtti. İlk günden bu yana direniş nöbetindeki yerini aldığını belirten Orhan Kalmaz da, yaşam ve ortamı direnişe uygun inşa ederek nöbet tutmaya devam ettiklerini söyledi.

Öte yandan nöbet eylemlerinin yapıldığı Mehser ve Miseynter köylerinin dışında da Kobanê sınır hattında bulunan Oğan, Alîzêr, Bedhê, Qop, Dewşen, Zehwan, Etmanek, Boydê, Swêdê, Kolik köylerindeki halk, kendiliğinden oluşturdukları sistemle sınır hattının güvenliğini sağlamaya devam ediyor.
200 Peşmerge ağır silahlarla Kobane'ye gidiyor

Irak Kürdistanı Yönetimi'nden IŞİD saldırısı altındaki Kobane'ye ilk aşamada ağır silahlarla donatılmış 200 Peşmergenin gönderileceği açıklandı

Irak Kürdistanı Parlamentosu tarafından ağır silahlarla donatılmış 200 Peşmerge'nin Kobane'ye gönderileceği açıklandı. Konuya ilişkin açıklamada bulunan Türkiye, Peşmerge güçlerinin Kobane'ye gidişinin Irak Kürdistanı Yönetimi tarafından onaylanmasını 'Beklendik gelişme' olarak yorumladı.

Dışişleri kaynakları ise Kobane'ye yapılacak askeri yardımı “Bu karardan, PYD ile Peşmerge arasındaki görüşmelerde anlaşma sağlandığını anlayabiliriz. Geçişler konusu ise ayrı operasyonel bir mesele” şeklinde değerlendirdi.

Öte yandan Irak Kürdistanı Parlementosu'nda milletvekillerine bilgi veren Peşmerge Bakanı Mustafa Seyid Kadir, Peşmerge güçlerinin Kobane'ye geçeceği güzergahı açıkladı. Bakan Kadir, Peşmerge'nin Silopi-Nusaybin ve Suruç hattından Kobane'ye geçeceğini bildirdi.
Kobanê özgürleşinceye dek sınırdayız!

Soğuk havaya rağmen sınırda direniş nöbetleri devam ediyor. Sınır hattındaki nöbetlerinden arda kalan zamanlarını kurdukları çadırlarda geçiren direniş nöbetindeki yurttaşlar, “Kobanê özgür olana dek buradayız, hiçbir yere ayrılmayacağız” diyor.

DAİŞ çetecilerinin Kobanê’ye yönelik işgal girişimine karşı YPG/YPJ savaşçılarının büyük direnişi ikinci ayında da devam ederken, Suruç ilçesinin Kobanê sınır hattı boyunca başlatılan sınır nöbeti de soğuk havaya ve zorlu koşullara rağmen kesintisiz sürüyor.  Asker saldırı ve tehditlerine rağmen sınır hattını boşaltmayan insanların Mehser ve Miseynter köylerindeki eylemlerini her gün değişik kesimlerden onlarca grup ziyaret ediyor.  Direniş nöbeti eylemindeki kitle, sınır gözleminin yanı sıra çadırlarda bir araya gelerek, gündemdeki konuları değerlendiriyorlar.

NÖBET EYLEMLERİNE DEVAM

Urfa’nın Viranşehir ilçesinden gelerek yaklaşık bir aydan bu yana direniş nöbetinde bulunan Naif Aslan, nöbet eylemine devam edeceklerini belirtirken, Kobanê’deki direnişin yeryüzünde son bir Kürt kalana kadar devam edeceğini ifade etti.

Sınıra geliş sebebini “Vicdani sorumluluğumu yerine getirmek, bu büyük direnişte ait olduğum yerde, halkımın yanında yer almak” diye tanımlayan Kader Saklı, nöbet eylemine Bursa’dan gelerek katıldığını söyledi. Saklı “Orada her gün insanlar yaşamını yitiriyor. Her sabah uyandığımda orada savaşın arkadaşlarımın şahadet haberlerini duyma korkusuyla güne başlıyorum. Evet, zor şartlar altındayız. Kış başladı. Ama gerekirse burada Kürdistan özgürleşinceye kadar kalacağız. Belki bir yıl burada kalmamız gerekecek, belki de on yıl. Ama biz burada olacağız. Amacımıza ulaşıncaya kadar” diyerek direniş nöbetindeki kararlılığını dile getirdi. Kobanê’nin düşeceğini ve Kürtlerin kendilerine biat edeceğini öngören tüm kesimlerin yanıldığını, şimdi ise dil değiştirerek Kürtlerden yanaymış gibi davrandığını ifade eden Saklı, Kürtlerin dünya tarihine bu büyük direnişle geçeceğini belirtti.

‘DİRENİŞLE OYUNLAR BOŞA ÇIKARILACAK’

Urfa’nın Ceylanpınar ilçesinden geldiğini belirten Besim Özgün ise, Kobanê’de yaşayan, savaşan ve direnen birçok insanın kendi akrabaları olduğunu dile getirerek, Kobanê tam anlamıyla özgürleşene kadar burada kalmaya devam edeceklerini kaydetti. DAİŞ çetecilerinin Kürtlerin elde ettiği kazanımlara saldırması için dünya sahnesine çıkarıldığına dikkat çeken Özgün, “Kürtler yıllardan beridir yaşadıkları tecrübelerden oynanan oyunların farkındadır. Direnişle bu oyunların hepsini boşa çıkaracak, yenecek güç ve iradeye sahiptir” dedi.

‘BOMBA YAĞSA DA GİTMEYİZ’

“Değil yağmur, bulunduğumuz, nöbet tuttuğumuz bu alanlara taş, hatta bombalar yağsa da, halkımız o saldırılardan kurtulana kadar buradan bir yere gitmeyeceğiz” diyen Orhan Aslan da, yapay sınırlarla birbirinden ayrılan tüm Kürtlerin sınırlara gelerek bu büyük direnişte yer alması gerektiğini belirtti. İlk günden bu yana direniş nöbetindeki yerini aldığını belirten Orhan Kalmaz da, yaşam ve ortamı direnişe uygun inşa ederek nöbet tutmaya devam ettiklerini söyledi.

Öte yandan nöbet eylemlerinin yapıldığı Mehser ve Miseynter köylerinin dışında da Kobanê sınır hattında bulunan Oğan, Alîzêr, Bedhê, Qop, Dewşen, Zehwan, Etmanek, Boydê, Swêdê, Kolik köylerindeki halk, kendiliğinden oluşturdukları sistemle sınır hattının güvenliğini sağlamaya devam ediyor.

DAİŞ çetelerinin Kobanê’yi işgal etmek amacıyla başlattığı saldırlar 37’inci gününde devam ediyor. Çevre bölgelerden Kobanê’ye takviye güç getiren DAİŞ çeteleri dün gün ve gece boyunca tüm cephelerden yeni saldırlar düzenledi. Saldırılar YPG ve YPJ savaşçıları tarafından geri püskürtüldü.

DAİŞ çetelerinin Kobanê’yi işgal etmek amacıyla başlattığı saldırılar 37’inci gününde devam ediyor.

Yazılı bir açıklama yayınlayan YPG Basın Merkezi, Kobanê çevresine yönelik takviyelerini arttıran çetelerin dün gün ve gece boyunca tüm cephelerde yeni saldırılar düzenlediğini belirtti. YPG Basın Merkezi, “Saldırılar güçlerimizin üstün iradesi ve kararlılığıyla püskürülmüştür. Çeteler kent merkezine yönelik havan ve obüs saldırılarına devam etmektedir” dedi.

DOĞU CEPHESİNDE SALDIRILAR ARALIKSIZ BİR ŞEKİLDE SÜRDÜ

YPG Basın Merkezi, doğu cephesinde dün ve gece boyunca çete saldırılarının aralıksız bir biçimde devam ettiğini duyurdu. 6 ayrı kol şeklinde Kaniya Kurda bölgesinden saldırı düzenleyen çetelere sert karşılık verildiği de belirtilen YPG Basın Merkezi açıklamasında, şunlar yer aldı: “Bu alandaki çete saldırıları püskürtülmüştür. Bu alanda çetelere ait 1 araç darbelenmiştir. Tespit edilebilen 26 çete öldürülmüştür. Aynı cephede bulunan Belediye Caddesi bölgesinde de şiddetli çatışmalar ardından çete saldırıları püskürtülmüştür. Bu alanda 7 çete öldürülmüş, 1 çete cenazesi 1 adet kalaşnikof silah ve mühimmatıyla birlikte güçlerimizin eline geçmiştir.”

GÜNEY CEPHESİNDE ÇETE SALDIRILARI PÜSKÜRTÜLDÜ

Güney cephesinde ise dün gece boyunca çetelerin birçok koldan saldırı düzenlediğini vurgulayan YPG Basın Merkezi, “Bu alanda da çete saldırıları püskürtülmüştür. Bu alandaki şiddetli çatışmalarda tespit edilebilen 3 çete öldürülmüş, çok sayıda çete de yaralanmıştır” dedi.
Kobanê’de DAİŞ çeteleri son bir saat içinde 2 bombalı araçla intihar saldırısı girişiminde bulundu. Her iki intihar saldırısı girişimi de YPG güçleri tarafından fark edilerek, araçlar imha edildi.
DAİŞ çeteleri, Kobanê'ye bombalı araçla bir intihar saldırısı girişiminde bulundu. Araç YPG güçleri tarafından zamanında fark edilerek, uzaktan imha edildi. Birinci intihar saldırısı girişiminden yaklaşık 40 dakika sonra DAİŞ çeteleri ikinci bir saldırı girişiminde bulundu. YPG güçleri bomba yüklü aracı fark ederek, uzaktan imha etti.
ANHA muhabirleri, DAİŞ çetelerinin her iki bomba yüklü araç saldırısı girişiminin de doğu cephesinden yapıldığını bildirdi.
Her iki saldırı girişimi de boşa çıkan çetelerin kayıpları hakkında bilgi alınamadı.
YPG güçlerinin DAİŞ çetelerinin saldırılarına karşı direniş gösterdiği ve şiddetli çatışmaların yaşandığı da öğrenildi.
Çeteler kent merkezine havan toplarıyla bombalamaya devam ediyor. Gün boyunca 40’tan fazla havan topunun kentin çeşitli yerlerine isabet ettiği, ancak herhangi bir can kaybı olmadığı öğrenildi. 
DAİŞ çeteleri 15 Eylül'den bu yana işgal saldırıları düzenlediği Kobanê'de YPG güçleri karşısında ağır kayıplar veriyor. Son dört günde 70'i aşkın cenazenin Rakka'daki bir hastaneye taşındığı bildirildi.
Fransa basın ajansı AFP'ye göre Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, son dört günde Kobanê'den Rakka'daki bir hastaneye, DAİŞ çetelerine ait 70'i aşkın cenazenin taşındığını bildirdi.
AFP, çatışmaların sokak sokak, bir şehir gerillası savaşı şeklinde sürdüğüne dikkat çekerken, güçlü bir direnişle karşılaşan DAİŞ çetelerinin Cumartesi günü Kobanê'ye yeni takviyeler yaptığını aktardı.
YPG Basın Merkezi, bugün yaptığı açıklamada Cumartesi-Pazar gecesi en az dört cephede yaşanan çatışmalarda 50'ye yakın çete üyesi öldürüldüğünü ve çok sayıda noktanın geri alındığını kaydetti. Çatışmalarda 3 YPG savaşçısının hayatını kaybettiği bilgisi verildi.
Öte yandan Batı Kürdistan'ın, Kuzey Kürdistan ile sınırı olan Serêkaniyê bölgesi ile Güney Kürdistan'la sınırı olan Cezaa bölgesinde YPG güçleri tarafından DAİŞ çetelerine yönelik eylemlerde en az 20 çete üyesi öldürüldü.
Kobanê Savunma Bakanı İsmet Şêx Hesen, kente saldıran DAİŞ çetelerinin YPG ve YPJ savaşçıların karşısında ciddi kayıplar verdiğini ifade etti. Hesen şehirdeki birçok noktanın ise DAİŞ’ten geri alındığını belirtti.
Ronahî Tv’ye konuşan Kobanê Savunma Bakanı İsmet Şêx Hesen, Kobanê’de 35 gündür bir direnişin olduğunu hatırlatarak, “Devletlerin bile dayanamadığı bu çetelere karşı YPG, 35 gündür direniyor. Bu direniş kutsal ve tarihidir. Bu irade karşısında çeteler, her gün darbe üstüne darbe alıyor. Kobanê’de inisiyatif artık YPG ve YPJ’nin elindedir. Şimdiye kadar birçok bölge özgürleştirildi ”diyerek, yeni bir döneme girildiğini vurguladı.  DAİŞ çetelerinin Kobanê kuşatmasının devam ettiğini belirten Şêx Hesen, “Evet inisiyatifleri kırıldı ancak kent hala bir kuşatma altında. Bunun için de tehlike sürüyor. Çünkü kentte sivil insanlar var. 4 parçada Kürtler bunu bilmeli ve ayakta olmalı” çağrısında bulundu.
ULUSLARARASI GÜÇLERE YARDIM ÇAĞRISI
Bazı basın yayın organlarında çıkan Fransa ve Güney Kürdistan tarafından Kobanê’ye silah yardımı yapıldı haberlere de değinen Kobanê Savunma Bakanı İsmet Şêx Hesen, şunları söyledi: “Koalisyon güçlerinin hava saldırısı dışında her hangi bir yardım bize ulaşmış değil. Sadece Kuzey Kürdistan’da silahsız sivil gençler gelip direnişte yer aldı. Onun dışında Kobanê’ye her hangi bir yardım yapılmamıştır. Ancak dünya devletlerinden insanlığın başına bela oluş bu çeteleri temizlemek için yardım istiyoruz. Çünkü bunlar sadece Kobanê’nin başına değil, bütün dünyanın başına bela olmuşlardır.”
Kobanê ve Suruç ilçelerinde sivil halkın olduğunu kaydeden Şêx Hesen, “İnsanlarımızın gıda ve barınma sorunları var. Havalar soğudu, bu ciddi bir sorun. Yine Kobanê’de ciddi sağlık sorunları var. Çatışmalarda hastane ve ambulanslar tahrip edildi. Uluslararası devlet ve kurumlar, Kobanê’ye acilen yardım yapması gerekiyor. Bunun için Kobanê’ye bir yardım koridorun açılması şart” diye konuştu.
Ağır yaşam koşulları nedeniyle Kuzey Kürdistan'a göç ederek burada çalışan 124 Kobanêli genç, topraklarını DAIŞ çetelerine karşı savunmak için kentte geri döndü.
Batı Kürdistan'ın Kobanê kentine yönelik 3 yıldır süren ambargo ve sürekli saldırılardan dolayı evlerini terk ederek Kuzey Kürdistan'da çalışmak zorunda kalan onlarca genç Kobanê'yi savunmak için geri dönüyor.
YPG kaynaklarının verdiği bilgiye göre son üç günde bu durumdaki 124 Kobanêli genç, direnişe katılmak üzere kentte geri döndü.
Gençler, ailelerini akrabalarının yanına yerleştirdikten sonra seferberlik çağrısına cevap vererek Kobanê’de DAİŞ'e karşı direnişteki yerlerini aldıklarını söylediler. Gençler, hızlı bir silah eğitiminden sonra mevzilere konumlandılar.  
video
Lebbeyk
Lebbeyk Allahümme Lebbeyk
Lebbeyke lâ şerîke leke Lebbeyk
İnnel hamde venni'mete
Lekevel Mülk Lâ şerîke lek
Lebbeyk Allahümme Lebbeyk
Lebbeyke lâ şerîke leke Lebbeyk
İnnel hamde venni'mete
Lekevel Mülk Lâ şerîke lek
Lebbeyk Allahümme Lebbeyk
Lebbeyke lâ şerîke leke Lebbeyk
İnnel hamde venni'mete
Lekevel Mülk Lâ şerîke lek
Telbiye’nin anlamı:
’Buyur Allah’ım buyur işte kapına geldim, buradayım Senin eşin ve benzerin yoktur Bütün hamdler, şükürler yalnızca sanadır ve mülk senindir ’

Lebbeyk
Lebbeyk Allahümme Lebbeyk
Lebbeyke lâ şerîke leke Lebbeyk
İnnel hamde venni'mete
Lekevel Mülk Lâ şerîke lek
Lebbeyk Allahümme Lebbeyk
Lebbeyke lâ şerîke leke Lebbeyk
İnnel hamde venni'mete
Lekevel Mülk Lâ şerîke lek
Lebbeyk Allahümme Lebbeyk
Lebbeyke lâ şerîke leke Lebbeyk
İnnel hamde venni'mete
Lekevel Mülk Lâ şerîke lek
Telbiye’nin anlamı:
’Buyur Allah’ım buyur işte kapına geldim, buradayım Senin eşin ve benzerin yoktur Bütün hamdler, şükürler yalnızca sanadır ve mülk senindir ’

Norveç Sosyalist Sol Parti Genel Başkanı Audun Lysbakken, Kürtlerin DAİŞ terör örgütüne karşı en önde mücadele eden güç olduunu belirterek, desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Norveç’te yaşayan Kürdistanlılar Parlamento önünde Kobanê için miting düzenledi. Yüzlerce kişinin katıldığı ve gençlerin çoğunlukta olduğu eyleme KNK, PJAK, PYD, Goran, YNK, KZK(Komali Zehmetkêşani Kurdistan) UngKurd(Genç Kürtler), Kürdistan Kültür Derneği gibi siyasi parti, kurum temsilcileri ve şahsiyetler katıldı.
Mitinge Norveç Sosyalist Sol Parti Genel Başkanı Audun Lysbakken, Norveç Kızıl Partisi Genel Başkanı Bjørnar Moxnes de katılarak destek verdi.
Mitingte bir konuşma yapan Lysbakken, Şengal ve Rojava’daki çatışmaları hatırlaratak Kütlerin DAİŞ terör örgütüne karşı en önde mücadele eden güç olduğunu ve desteklenmesi gerektiğini belirtti.
Norveç Kızıl Partisi Genel Başkanı Bjørnar Moxnes ise, PKK’nin hala «terör listesi»nde olmasına tepki göstererek, «bugün PKK ve PYD gibi Kürt güçleri, İŞİD teröristlerine karşı mücadele ediyor. Terörisme karşı mücadele edenlerin terör listesinde olması bir çelişkidir” dedi.  
Moxnes Norveç hükümetinin de Türkiye’yi İŞİD’e verdiği destek nedeniyle uyarması gerektğini söyledi.
Norveç medyasının da ilgi gösterdiği eylemde, Kobanê direnişi ve DAİŞ saldırılarıyla ilgili çok sayıda bildiri de dağıtıldı.
ESP, emperyalistlerin DAİŞ'e karşı müdahalesinin aldatmaca olduğunu altını çizdi, "IŞİD'i yenecek güç halklarımızın savaşçılarındadır, Amerikan emperyalizminde değil" dedi.
Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), ABD'nin Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün, Bahreyn ve Katar'la birlikte dün Suriye'deki IŞİD hedeflerine yönelik hava saldırısının ardından yazılı bir açıklama yaptı.
DAİŞ’in ABD tarafından Irak işgali ve Suriye kışkırtması döneminde palazlandırıldığını hatırlatan ESP, "IŞİD, Şimdi Ortadoğu halklarının en kıyıcı düşmanı olarak kan döküyor. Emperyalist Amerikan tornasından çıkan IŞİD'in vahşetine karşı savaşmak Ortadoğu halkları için, emekçi ve ezilen insanlık için olağanüstü önem kazanıyor. Fakat bu haklı savaşın yürütücüsü ne Amerikan emperyalizmi, ne onun bölgedeki işbirlikçi rejimleri, ne de AKP idaresindeki Türk devletidir" dedi.
"IŞİD'i besleyip büyüten, Irak'taki politik dengeleri değiştirmek için öne süren, emperyalist saldırganlığı meşru kılmak için kullanan bizzat ABD emperyalizmidir" diyen ESP, şunları kaydetti: "IŞİD'e savaşçı, para ve silah akıtanlar, Suudi Arabistan'dan Katar'a kadar, bizzat Ortadoğu'nun işbirlikçi-gerici rejimleridir. IŞİD'e arka çıkıp lojistik sağlayan, onu Kürt özgürlük mücadelesine saldırtan bizzat AKP hükümeti ve Türk devletidir. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın ve AKP hükümetinin dillendirdiği tampon bölge arayışlarının asıl amacı da Kürt özgürlük mücadelesini boğmaktan ibarettir.
Bugün IŞİD'e karşı emperyalist güdümlü koalisyonlar ve müdahaleler ise tam bir aldatmacadır. ABD ve NATO, IŞİD'e karşı mücadele adına ve güya kurtarıcılık rolüne soyunarak, Ortadoğu'da emperyalist hakimiyeti artırma arayışındadır. Ortadoğu'da savaşlarda dökülen oluk oluk kanın ve halkların çektiği sınırsız çilenin baş sorumlusu olan Amerikan emperyalizminin, IŞİD vahşetine karşı halkların mücadelesinde yeri yoktur.
IŞİD karşısında cephelerde dövüşenler ve mevzi mevzi direnenler, Rojava'dan Şengal'e kadar IŞİD kıyıcılığının önünü kesenler Kürt özgürlük hareketinden ve komünist saflardan sayısız kadın ve erkek savaşçıdır. IŞİD'i yenecek olan, ABD ve onun emperyalist koalisyonu değil, Ortadoğu'nun ezilen halklarıdır.
ABD emperyalizminin bölgede hakimiyetini pekiştirme planları da, sömürgeci-faşist Türk burjuva devletinin Rojava devrimini ezip Kürt ulusal demokratik kazanımlarını silme hesapları da iflas etmeye mahkumdur. Halklarımız, emekçi ve ezilen insanlık, IŞİD gericiliğiyle aslında kimin dövüştüğünü ve ama kimin anlaştığını apaçık görmektedir."
DAİŞ çetelerinin saldırısı altında bulunan Kobanê’nin Rojava devriminin kıvılcımının yakıldığı yer olduğuna dikkat çeken Komalên Ciwan, tüm gençleri, “akın akın devrim saflarına katılarak Kobanê’yi ne pahasına olursa olsun savunmaya” çağırdı.
Komalên Ciwan Koordinasyonu yaptığı yazılı bir açıklama ile DAİŞ çetelerinin saldırıları karşısında büyük bir direniş sergilendiği Kobanê’deki gelişmelere dikkat çekti.
Açıklamada, Kürdistan özgürlük mücadelesi devriminin zafere yakın olduğu bir dönemde, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın ‘Küresel provakatör örgüt’ olarak tanımladığı DAİŞ tarafından baltalanmak istendiği belirtildi.
Açıklamada, “DAİŞ Kobanê’de yiğit Kürdistan gençliğinin muazzam direnişiyle püskürtülmüş, bunu sindiremeyince de Güney Kürdistan’daki kazanımlarımıza saldırmak istemiştir. Burada da gerillanın direnişiyle karşılaşınca adeta neye uğradığını şaşırmıştır. Halkımızın kahraman Kürdistan gençliği öncülüğünde geliştirdiği direnişler IŞİD tarafından sindirilemeyince yine yönünü Kobanê’ye çevirmiştir” denildi.
Başta Türk devleti olmak üzere Rojava devrimini içlerine sindiremeyen sömürgeci ve emperyalist ülkelerin devrim kazanımlarını DAİŞ eliyle zedelemek istediği belirtilen açıklamada, “Çünkü şu bir gerçekliktir ki Rojava da demokratik halklar mücadelesi ve devletçi egemen sistem savaşımı vardır. Kazanmaya yakın olan kadın ve gençlik öncülüğünde inşa edilen ve savunulan halkların mücadelesi olacaktır” diye belirtildi.
“Kobanê, devrimsel gelişim tarihimizde çok önemli bir yere sahiptir” denilen açıklamanın devamında şunlar belirtildi:
“19 Temmuz devriminin kıvılcımının yakıldığı ilk alandır. Bu nedenle bizler açısından büyük bir öneme sahiptir. Bugün Kobanê şahsında geliştirilen saldırılar Önder Apo’nun kurmak istediği özgür yaşama, kadının kazanmış olduğu tarihi kazanımlara, gençliğin yiğit mücadelesine, kısacası halkların demokratik kurtuluşuna saldırıdır. Kobanê’de YPG ve YPJ öncülüğünde geliştirilen direniş Kürdistan özgürlük mücadelesinin onur savaşıdır. Yıllardır onursuzlaştırılmaya çalışılan Kürt halkı sadece Kobanê’de değil tüm Kürdistan parçalarında sömürgeci politikalara her gün maruz kalmaktadır.  Bugün çeteler Kobanê’yi düşürmeye çalışırken, faşist Türk devleti Pirsus’ta direnen halkımıza hunharca saldırmakta, İran devleti hala gerilla alanlarını hedef almakta, işbirlikçi KDP hükümeti de Rojava devrimine yönelik saldırılara sessiz kalarak Türk devletine olan desteklerini sürdürmeye devam etmektedir.”
Komalên Ciwan, Açıklamanın devamında  “sömürgeci politikaları yaşamamak ve yaşatmamak için” tüm sempatizan ve çalışanlarını seferlik ruhuyla Kobanê’yi savunmaya çağırdı.
“Tüm Kürdistan gençliği öğrencisinden işçisine, köylüsünden işsizine bu devrimi savunmayı bir onur borcu olarak ele almalıdır. Kobanê, devrimimizin temel kalesidir. Erkek egemenlikli ve jerontokrat zihniyetle bezenmiş saldırılar genç kadın ve erkeklerin direnişi sahiplenmesi ve yükseltmesiyle boşa çıkarılacaktır. Gün Kobanê şahsında devrim mücadelemizin savunulması ve zafere taşırılması günüdür. Demokratik halkların tarihinin yazıldığı böylesi bir sürece Kürdistan gençliği katılımıyla, örmüş olduğu savunma ve eylem hattıyla öncülük edecektir. Unutulmamalıdır ki öncülük ancak fikir, eylem, pratik bütünlüğüyle yapılır. Kürdistan Özgürlük hareketimizin Kürt gençliğine yapmış olduğu çağrıya verilecek en iyi cevap Kobanê devrimine katılımla olur. Bu nedenle başta kuzey Kürdistan olmak üzere güney, Rojhilat ve Rojava Kürdistan’ındaki ve Avrupa’daki tüm gençleri akın akın devrim saflarına katılmaya ve Kobanê’yi ne pahasına olursa olsun savunmaya çağırıyoruz.”
Kobani'ye gitmek bir akraba müdafaasıdır
AÇ da haritaya bir bak:
Kobani dediğin yer Fizan'da falan değildir.
Urfa var ya Urfa...
İşte o Urfa'nın kazası Suruç'un bir mahallesidir Kobani.
Suruç'tan yüz adım atsan...
Bir de bakmışsın ki Kobani'desin.
Suruç'un evleri ile Kobani'nin evleri sırt sırtadır.
-Suruç'tan bağırsan Kobani'den duyulur.
-Suruç ile Kobani akrabadır: Amca oğullarını, dayı kızlarını Berlin Duvarı gibi bir duvar bile değil, sadece bir tel örgü ayırır.
-Suruç'ta pişen yemek Kobani'de yenir.
-Kobani'de demlenen çay, Suruç'ta içilir.
Velhasıl Suruç ile Kobani arasında zerre kadar bir uzaklık yoktur.
Ne maddi olarak, ne manevi olarak...
Şimdi elini vicdanına koy da cevap ver:
Eli kanlı bir sapık çete, iki metre ötende akrabalarını öldürürken...
-Yerden taşı kaptığın gibi koşup gitmez misin yardıma?
-Sınır mınır dinlemeden atmaz mısın kendini oraya?
-"Gün namus günüdür" diye şöyle bir yekinmez misin?
-Sağına soluna bakmadan can havliyle atılmaz mısın akrabaların mahallesine?
-"Haksızlığa elinle müdahale etme" imkânını sonuna kadar zorlamaz mısın?
-Silahın yoksa bile tırnaklarını sokmaz mısın devreye?
"Nasıl olur da Kürt gençleri Kobani'ye savaşmaya gider" diye "bik bik" yapanlara hatırlatırım:
Kobani'ye savaşmaya gitmek...
Polisin, otoritenin, güvenliğin kalmadığı bir yerde...
Hiçbir tereddüt göstermeden ve hiçbir şeyi umursamadan...
Yan binadaki komşuya ya da karşı mahalledeki akrabaya yardıma koşma refleksi göstermekten başka bir şey değildir.
Kobani'ye gitmek bir akraba müdafaasıdır
AÇ da haritaya bir bak:
Kobani dediğin yer Fizan'da falan değildir.
Urfa var ya Urfa...
İşte o Urfa'nın kazası Suruç'un bir mahallesidir Kobani.
Suruç'tan yüz adım atsan...
Bir de bakmışsın ki Kobani'desin.
Suruç'un evleri ile Kobani'nin evleri sırt sırtadır.
-Suruç'tan bağırsan Kobani'den duyulur.
-Suruç ile Kobani akrabadır: Amca oğullarını, dayı kızlarını Berlin Duvarı gibi bir duvar bile değil, sadece bir tel örgü ayırır.
-Suruç'ta pişen yemek Kobani'de yenir.
-Kobani'de demlenen çay, Suruç'ta içilir.
Velhasıl Suruç ile Kobani arasında zerre kadar bir uzaklık yoktur.
Ne maddi olarak, ne manevi olarak...
Şimdi elini vicdanına koy da cevap ver:
Eli kanlı bir sapık çete, iki metre ötende akrabalarını öldürürken...
-Yerden taşı kaptığın gibi koşup gitmez misin yardıma?
-Sınır mınır dinlemeden atmaz mısın kendini oraya?
-"Gün namus günüdür" diye şöyle bir yekinmez misin?
-Sağına soluna bakmadan can havliyle atılmaz mısın akrabaların mahallesine?
-"Haksızlığa elinle müdahale etme" imkânını sonuna kadar zorlamaz mısın?
-Silahın yoksa bile tırnaklarını sokmaz mısın devreye?
"Nasıl olur da Kürt gençleri Kobani'ye savaşmaya gider" diye "bik bik" yapanlara hatırlatırım:
Kobani'ye savaşmaya gitmek...
Polisin, otoritenin, güvenliğin kalmadığı bir yerde...
Hiçbir tereddüt göstermeden ve hiçbir şeyi umursamadan...
Yan binadaki komşuya ya da karşı mahalledeki akrabaya yardıma koşma refleksi göstermekten başka bir şey değildir.

YPG, Kobanê direnişinde yaşamını yitiren 6 savaşçının kimliklerini açıkladı.
YPG resmi internet sayfasında yapılan açıklamada, IŞİD saldırılarına karşı 7. Gününe giren direnişin devam ettiği vurgulandı.
YPG devamla 19 Eylül’de Bexdê köyünde yaşamını yitiren YPJ’li Peyman Kobanê ile 21 Eylül’de Til Meydan, Boxaz ve Qemçê köylerinde yaşamını yitiren 5 savaşçının kimlik bilgilerini açıkladı.
Buna göre yaşamını yitiren YPG/YPJ savaşçılarının kimlik bilgileri şöyle:
 -Peyman Kobanê kod adlı Emîra Şahin
-Baran Serhad kod adlı YPG savaşçısı. Til Meydan köyünde fedai eylemle yaşamını yitirdi.
-Rênas Doğan. Til Meydan köyündeki çatışmalarda yaşamını yitirdi.
-Hemze Viyan. Kobanê’nin güney cephesindeki çatışmalarda yaşamını yitirdi.
-Amed Kobanê. Boxaz köyündeki çatışmalarda yaşamını yitirdi.
-Arşîn Efrin. Qemçê köyündeki çatışmalarda yaşamını yitirdi.
Mardin'in Artuklu ilçesi yakınlarında koruculara ait olan ve odun kesmeden dönen 3 kamyonetin önü, Safa Mahallesi'nde bir grup tarafından kesildi. Kamyonet şoförlerini araçlarından indiren grup, araçları odunlarla birlikte ateşe verdikten sonra olay yerinden ayrıldı. 
Kamyonetlerin koruculara ait olduğu ve ormanlık alandan odun keserek araçlarına yükledikleri bildirildi. 
Kürt sorununda çözüm sürecinin müzakere aşamasına evrilebilmesi için Eylül ayına işaret edilirken, Hükümet yine Rojava ve Medya Savunma Alanları'nı hedef alan iki tezkereyi çıkarma hazırlığında. Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Meclis'in açılmasıyla birlikte Irak ve Suriye'ye dönük 2 tezkerenin gündeme geleceğini, bu tezkerelerin öncekilerden daha "kapsamlı" olacağını söyledi. Arınç IŞİD'le mücadele konusunda da "rol üstlenmeyeceklerini" belirtti. 
Hükümet Sözcüsü ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Bakanlar Kurulu Toplantısı ardından açıklama yaptı. 
Arınç, ilk olarak ABD Dışişleri Bakanı Kerry’nin IŞİD'le mücadele konusunda ‘Rehineler kurtarıldı, daha fazla destek bekliyoruz’ açıklamasına yanıt verdi. Davutoğlu gibi Arınç da IŞİD'i ortaya çıkaran sebeplerin ortadan kaldırılması gerektiğini belirterek IŞİD'i meşrulaştırmaya çalıştı. ABD'nin çağrısına ise, "Türkiye işin başını ve sonunu düşünerek (üzerine düşeni) yapacaktır. Türkiye, faydası veya zararı nerede, ne kadar onu bilerek yapacaktır. Yoksa büyük bir hevesle, önünü arkasını düşünmeden hiçbir şekilde adım atmayacaktır.  Bu bize verilen rollerin hemen kabul edileceği anlamına gelmez" şeklinde yanıt verdi. 
Arınç sınırdaki asker ve polis terörüne karşılık, DBP ve HDP'lilerin "şov yaptıklarını" da iddia etti. Tampon bölge konusunda da konuşan Arınç, bu tür kararların BM kararıyla alınabileceğini belirterek, "New York'ta kabul görürse, Türkiye planını yapıyor" diye konuştu. 
Arınç, 1 Ekim'de Meclis'in açılmasıyla birlikte Suriye ve Irak’la ilgili iki ayrı tezkerenin gündeme alınacağını söyledi. 
Bu tezkerelerin daha öncekilerden daha "kapsayıcı" olacağını söyleyen Arınç, "Yani bu tezkere çıktığı zaman ‘benim şuna da ihtiyacım vardı’ demeyeceğimiz kapsamlı bir tezkere. Ancak bu tezkerelerin yöntemi, taşıması gerek unsurları esasen Anayasa'da da belirtilmiştir, onlar mutlaka yer alacaktır. Kapsamı, süresi, nerelerde ne görevler yapılabileceği açık açık yazılacaktır. Ama bir yıl önceki tezkerelerden en az birkaç husus bakımından farklılık olduğunu söyleyebilirim" diye konuştu. 
Binlerce Kobanêli genç, ailelerini Suruç’a bıraktıktan sonra sınır kapısını aşarak Kobanê’deki direnişe katıldı.
IŞİD çetelerinin Rojava’nın Kobanê kantonuna düzenlediği saldırıya karşı YPG direnişi birinci haftasını doldurdu. Kuzey Kürdistanlılar da 4 gündür Kobanê sınırında direnişe destek için eylemde.
Bugün gün boyu sınır hattında Türk askerlerinin saldırısı devam etti. Saldırıya rağmen, binlerce genç sınırı tanımayarak Kobanê’ye geçti.
Ailelerini Suruç’a bırakıp direnişe katılmak üzere geri dönen binlerce Kobanêli genç, sınır kapısını kırarak Kobanê’ye geçti.
Kobanê’ye geçtikten sonra kent merkezinde yüzlerce araçlık konvoy eşliğinde bir yürüyüş gerçekleştiren gençler, YPG merkezine giderek Kobanê’deki direnişte yerlerini almak üzere YPG saflarına katıldı. 
Musul’a bağlı Rabia kasabasına saldırı girişiminde bulunan IŞİD çeteleri, YPG savaşçılarının sert direnişi ile karşılaştı. Çatışmalarda 10 çete üyesi öldürüldü.
Musul'a bağlı Rabia kasabasına saldırı girişiminde bulunan IŞİD çeteleri YPG'nin sert direnişiyle karşılaştı. Çatışmada 10 IŞİD üyesi öldürüldü.
YPG Basın Merkezi, 21 Eylül günü IŞİD çetelerinin Musul'a bağlı Rabia kasabasına yönelik bir saldırı girişiminde bulunduğunu açıkladı. Çetelerin saldırı girişimini fark eden YPG savaşçılarının müdahalede bulunduğu, bunun üzerine çıkan çatışmada 10 IŞİD çetesinin öldürüldüğünü belirtti.
YPG Basın Merkezi, çatışmada bir YPG savaşçısının da yaşamını yitirdiğini açıkladı.
Serêkaniyê bölgesinde yer alan Mebruka Köyünün büyük bölümü çetelerden kurtarıldı. Sözkonusu alan Kobanê-Cizre kantonlarını bağlayan bölgede stratejik bir nokta. 
Kobanê kantonu ile Cizire kantonu arasında yer alan Mebruka Köyü'ne dün akşam saatlerinden itibaren operasyon düzenleyen YPG güçleri, Mebruka köyünü büyük oranda çetelerden temizledi. 
Konuya ilişkin yayınlanan YPG Basın Merkezi açıklamasında “21 eylül akşamı güçlerimiz, Serekaniyê'nin güney batısında yer alan Rawya, Dehma ve Mebruka alanlarına dönük bir oprasyon başlattı. Operasyon kapsamında güçlerimiz Mebruka köyünün önemli bölümünü çetelerden temizledi" denildi. 
YPG operasyonun devam ettiğini, sonuçlarına ilişkin detayların daha sonra paylaşılacağını belirtti. 
IŞİD çetelerinin Rojava’nın Kobanê kantonuna saldırısı ve AKP’nin çetelere verdiği destek Kürdistan ve Türkiye’de birçok merkezde binlerce kişinin katıldığı eylemlerle protesto edildi.  Eylemciler YPG’ye ve Kürt halkının direnişine ve Kobanê’ye de destek verdi.
Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) çetelerinin katliamları ve AKP’nin verdiği desteğe öfke duyan yüz binlerce kişi, Türkiye’nin dört bir tarafında sokağa çıkarak tepki gösterdi.

ŞEMDİNLİ: Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde, DBP öncülüğünde gerçekleşen yürüyüşüne katılanlar "Roava devrimini selamlıyoruz", "Vur YPG vur Kürdistan'ı kur" sloganları attı. Yürüyüşün sonunda Azadi İnisiyatifi aktivisti Murathan Erbaş bir açıklama yaptı. Şengal'in ardından Kobanê'nin de benzer saldırı altında olduğunu anımsatan Erbaş, saldırıların amacı Kürtlerin katledilmesi ve göç ettirilerek, topraklarının elinden alınması olduğunu ifade etti.
Erbaş, "Tek hedef Kürt halkının yok olması. Fakat Kürt eski Kürt değildir. Kürtlerin birlik ve beraberliği gün geçtikçe ilerliyor ve güç kazanıyor. Kürtler artık dost ve düşmanını iyi tanıyor. Bunu unutmamamız gerekiyor ki, IŞİD destekçileri var ve bunların yüzlerini açığa çıkarmamız gerekir. Kim bunların arkasını tutuyorsa ve yardım ediyorsa, Kürtler bunları iyi tanımalıdır" diye konuştu.

ŞIRNAK: Şırnak'ta da DÖKH öncülüğünde Ömer Kabak Meydanında bir araya gelen binlerce kişi , Cumhuriyet meydanına kadar yürüyüş gerçekleştirdi. Büyük çoğunluğunu kadınların oluşturduğu yürüyüşte, "Berxwedana Kobanê, xilasbuna rûmeta mirovahiyê ye” yazılı pankartlar taşındı ve sık sık, "Katil IŞİD işbirlikçi AKP", "Bijî berxwedana Rojava", "Biji Serok APO", "Şırnak uyuma Kobanê'ye sahip çık" sloganları atıldı.
Çarşı merkezinden geçen kitleye esnaf ve pencerelerden yürüyüşü izleyenler de alkışlar ve zafer işaretleri ile destek verdi. Çerxa Şoreşê Marşı eşliğinde barış ve demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına saygı duruşunda bulunuldu. Eylemciler adına yapılan konuşmalarda, "Rojava devrimi Ortadoğu'da yaşayan tüm kimliklerin ve dinlerin devrimidir" denilerek, devrimin tüm statükocu ve totaliter yapıları ortadan kaldırmaya yönelik olduğunu vurguladı. Eylem’de Kobanê ye sahip çıkılması çağrısı yapıldı.

IĞDIR: Eğitim Sen Iğdır Şubesi öncülüğünde Belediye Meydanı'nda bulunan İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi Anıtı önünde eylem yapıldı. "Kobanê halkı yalnız değildir", "Bijî berxwedane Kobanê", "Em berxwadanê şoreşe Rojava slav dikin" pankartları açılarak aynı içerikte sloganlar açıldı. Açıklamada konuşan Eğitim Sen Yöneticisi Nejdet Doğan, sınırların karanlık çetelere değil, halklara açılması gerektiğine dikkat çekerek, "Eğitim Sen olarak günlerdir IŞİD çetelerinin yoğun saldırısı altında olan Rojava özelinde bütün bölge halklarının yanında olduğumuzu bir kez daha altını çiziyoruz” dedi. Açıklamanın ardından Kobanê halkı ile dayanışma amacıyla Haydar Aliyev Parkı'nda bir hafta boyunca toplanacak yardımlar için çadır kurulacağı belirtildi.

HİZAN: DBP ve HDP Hizan ilçe örgütleri de DBP İlçe Örgütü önünden, Hizan Belediyesi'ne kadar yürüyüş gerçekleştirdi. "Lice, Roboskî, Rojava kahrolsun katliamcı zihniyet" pankartının açıldığı yürüyüşe katılan kitle, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın posterlerini taşıyarak, "Bijî Serok Apo", "Bijî berxwedana YPG", "Kürdistan faşizme mezar olacak" sloganları attı. Yürüyüşün ardından kitle adına konuşan DBP Hizan İlçe Yöneticisi Mehmet Sait Tarhan, "Kürt, Arap, Türkmen, Êzidî, Müslüman, Alevi demeden katleden bu IŞİD çetesine destek veren AKP hükümetinden hesap sorulacaktır" dedi.

DERSİM: Dersim Yerel Sanatçılar İnisiyatifi öncülüğünde, kentteki tüm sivil toplum kuruluşları Sanat Sokağı'nda saldırıları kınadı. Seyid Rıza Meydanı'na yürüyüş gerçekleştiren eyleme Dersim Belediye Eş Başkanı Nurhayat Altun, DBP, EMEP, ESP üyeleri ve yüzlerce kişi katılarak, "İnsanlık onuru Kobanê'de direniyor, sesiz kalma!" yazılı pankart taşıdı. Kobanê’ye destek IŞİD’e lanet sloganlarının atıldığı eylemde, yerel sanatçılar adına Hüseyin Yıldırım konuştu ve Kerbela'dan Dersim'e ve daha nice yaşanmışlıklarla klamlara ve şiirlere sürgün, katliam ve acıların egemen olduğunu söyleyerek, IŞİD çetelerinin bugün Şengal, Mahmur ve Kobanê halklarının hiç bitmeyen acılarına yenilerini katmaya çalıştıklarını dile getirdi.

ANKARA: Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Ankara bileşenleri, IŞİD çetelerinin Kobanê'ye dönük yoğunlaşan saldırılarına dikkat çekmek amacıyla Güven Parkta basın açıklaması yaparak, oturma eylemi başlattı. "Duydunuz mu gördünüz mü kardeşlerimiz öldürülüyor, Kobanê’ye sahip çık" pankartları açılarak YPG’ye destek sloganları atıldı. Açıklamada konuşan Sevim Fidan, AKP hükümetinin silahlandırarak eğittiği çetelerin Ortadoğu'da halklara zulmettiğini belirtti. İnsanlığa yönelmiş vahşi saldırılara tepki gösteren, gövdelerini kardeşlerine siper etmek için sınıra yürüyen on binlerce insanın da saldırıya uğradığını vurgulayan Fidan, "Sınırın öte tarafında IŞİD, bu tarafında da AKP var" diye konuştu. Ortadoğu'da 3. dünya savaşının yaşandığına dikkat çeken Fidan, tek amacın Rojava devrimini yenilgiye uğratmak olduğunu söyledi. Fidan AKP'nin bu nedenle onlarca tır silahı IŞİD çetelerine gönderdiğini de sözlerine ekledi. "Tarihi generaller, diktatörler ve zalimler değil halklar yazar" diyen Fidan, Rojava'da katliamlara rağmen yeni bir tarihin yazıldığını söyledi. Fidan sözlerine şu cümlelerle son verdi: "Yanı başınızda kardeşlerimiz katledilirken sessiz kalmayın. Rojava bizim de geleceğimizdir. Bizler kesintisiz sokaklarda olacağız, ekmeğimiz paylaşacağız gerekirse gövdemizi de siper edeceğiz. Sokaklara çıkın! Katliamları ve AKP iktidarını protesto edin."

Açıklama alkış ve sloganlarla sona erdi. Nöbet eylemi de saat 21:00’da sona eriyor.
MARDİN: Mardin'in DBP Derik İlçe Örgütü öncülüğünde ilçe halkı, IŞİD çetelerinin saldırılarına karşı direnen Kobanê halkına destek vermek amacıyla 7 araçlık bir konvoyla Suruç'a doğru hareket etti. Aralarında Derik Belediyesi meclis üyeleri, DBP ve HDP ilçe yöneticileri ile MEYA-DER üyelerinin de olduğu gurup adına yola çıkılmadan önce açıklama yapan DBP İlçe Eş Başkanı Adil Aktaş, eylemin başlangıcından bu yana Derik halkının 6 araçlık konvoyla katılım sağladığını belirterek ikinci gurup olarak kendilerinin Suruç'a gideceklerini söyledi.

IĞDIR’DAN ROJAVA’YA YARDIM
Diğer taraftan, Iğdır Belediyesi tarafından "Rojava'ya bir el de sen uzat" sloganıyla başlatılan kampanya çerçevesinde toplanan bir TIR gıda Rojava halkına ulaştırılmak üzere yola çıktı. Belediye Eş Başkanı Murat Yikit, belediye olarak şimdilik 10 ton un ve 15 ton da gıda malzemesinden oluşan 25 tonluk yardımı acil olarak yola çıkardıklarını ve bunun devamın geleceğini söyledi. 
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, seferberlik çağrısını tekrar ederek, “Sadece Rojava halkı değil, kuzey ve tüm parçadaki Kürt halkı buna göre yaşamını şekillendirmelidir. Bütün Kürt halkını topyekün bu yüksek yoğunluklu savaşa karşı direnişe geçmeye çağırıyorum” dedi.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın vasisi ve aynı zamanda avukatı olan Mazlum Dinç, Öcalan ile görüşmek için sabah saatlerinde gittiği İmralı Adası'ndan döndü. Dönüş sonrası Gemlik Jandarma Komutanlığı önünde basına açıklama yapan Dinç, Öcalan’ın kendisi ile yaptığı görüşmede, her türlü demokratik adımı atmaya hazır olmasına rağmen hükümetin hiçbir adım atmadığını belirttiğine dikkat çekti.
Dinç, “Sayın Öcalan öncelikle Kürt sorunun demokratik çözümü için her türlü adımı atmaya hazır olduğunu ancak hükümetin ve devletin bir türlü müzakere sürecini başlatmadığını, başlatmaya yanaşmadığını belirtti” dedi.
Dinç, Öcalan’ın konsolosluk rehineleri için hükümet ile IŞİD arasında yapılan müzakerelere ilişkin de şunları söylediğini aktardı: “Özellikle Musul rehinelerinin serbest bırakılması konusunda devlet, açıkça müzakere yürüttüğünü kamuoyuna bildirdi ama Kürt sorunu gibi derin bir sorunun çözümü konusunda müzakere sürecini başlatmaya bir türlü yanaşmamıştır” dediğini aktardı.
Öcalan’ın müzakere sürecinin biran önce başlaması gerektiği vurgusu yaptığını söyleyen Dinç, IŞİD saldırıları karşında Kürt halkına yaptığı seferberlik çağrısını yinelediğinin altını çizerek Öcalan'ın, “Diğer yandan IŞİD saldırıları konusunda da tüm halkımız özellikle devam eden yüksek yoğunluklu savaşa karşı yaşamını şekillendirmesi gerekiyor. Şu an Kürdistan’da devam eden yüksek yoğunluklu savaş var. Sadece Rojava halkı değil Kuzey ve tüm parçalardaki Kürt halkı buna göre yaşamını şekillendirmesi gerekiyor. Bütün Kürt halkını topyekun bu yüksek yoğunluklu savaşa karşı direnişe geçmeye çağırıyorum” dediğini aktardı.
IŞİD’in Kobanê’ye üç koldan başlattığı saldırı ve YPG direnişi birinci haftasında. Bir haftada 232 çete üyesinin öldürüldüğü çatışmalarda 32 YPG/YPJ savaşçısı hayatını kaybetti. Çetelerin doğu cephesindeki ilerleyişleri durduruldu. 
YPG Basın Merkezi, Kobanê'de 15 Eylül'den bu yana devam eden çatışmaların bilançosunu açıkladı.
Kobanê’yi işgal amacıyla başlatılan ve 7. Gününde de devam eden saldırıların YPG/YPJ güçleri ve Kobanê halkının direnişi sayesinde amacına ulaşamadığını kaydeden açıklama, kantonun güney ve batı cephelerinde çatışmaların devam ettiğini; doğu cephesinde ise çetelerin ilerleyişinin durdurulduğunu açıkladı.
DOĞU CEPHESİNDE DURDURULDU
Ağır silahlarla saldıran çeteler ile 3 cephede çatışmaların devam ettiğini bildiren YPG çatışmalara ilişkin şu ayrıntıları paylaştı:
“Kobanê'nin doğusu ile güneyinde yer alan Ayn Betê, Qişlê, Xirxiriyê, Seylim ve Kofî köylerinde güçlerimiz ile çeteler arasındaki çatışmalar şiddetli bir şekilde devam ediyor.
Çete güçleri bugün sabah saatlerinde Bakurê Kurdistan sınırında yer alan Çemalî köyünden saldırı girişiminde bulundu. Güçlerimiz bu saldırıya karşı yer yer eylem gerçekleştirerek çetelere darbe vurmuştur. Dün gece yaşanan çatışmalarda onlarca çete üyesi öldürülmüştür. Eylemlerin sonuçlarına ilişkin daha detaylı bilgiler alınamazken, sonucu kesinleştirilen bir eylemde 5 çete üyesi öldürülmüş, biri 14.5, biri de 23'lük doçka imha edilmiştir.
Doğu cephesindeki direniş ve çatışmalarda 5 yoldaşımız büyük bir kahramanlık örneği sergileyerek şehadete ulaşmıştır. 
Kobani'nin doğusunda bulunan Bobaniyê ile Dualanê köylerinde ise çetelerin saldırıları artmış durumda. Ancak güçlerimiz sert karşılık vererek, çetelerin ilerleyişini durdurmuştur. Bu çatışmalarda da onlarca çete üyesi öldürülmüştür.”
232 ÇETE ÜYESİ ÖLDÜRÜLDÜ
Bir haftadır devam eden saldılar sonucu 17 çatışma ve eylemde ölü ve yaralı sayısına ulaşılamadığını kaydeden YPG, bu çatışma ve eylemler dışında toplam 232 çete üyesinin öldürüldüğünü bildirdi.
ELE GEÇİRİLEN SİLAHLAR
YPG, “4 tank, üzerinde doçka silahının bulunduğu 7 araç ile 13 askeri araç, bir havan imha edilmiş, 17 kelaşnikof silahı, 2 M16, bir havan topu, bir BKC, bir ade B7 bomba atar, 7 raht ve bir dürbünün” ele geçirildiğini de ekledi.
32 YPG/YPJ SAVAŞÇISI YAŞAMINI YİTİRDİ
Açıklamada, bir haftalık çatışma ve eylemlerde 32 YPG üyesinin fedaice direnerek çetelerin ilerleyişini durdurduğu ve yaşamını yitirdiği belirtildi.

IŞİD’e katılmak için yaklaşık 4 ay önce Rojava’a geçmek isterken Afrin Kantonu asayişi tarafından yakalan Selçuk Akar, Kanton içişleri bakanı ile asayiş yönetim üyesi Şekur Tevfik tarafından babasına teslim edildi. Almanya’dan oğlunu almaya gelen baba Kenan Akar oğlunu çetelerden kurtardığı için kanton yönetimi ile Rojava yönetimine şükran borcu olduğunu söyledi.
AİLESİ ALMANYA’DAN ÇAĞRILDI
IŞİD’e katılmak için Reyhanlı’dan Atmê üzeri Rojava geçmek isterken Afrin Kanton asayişi tarafından yakalan Selçuk Akar Almanya’dan çağırılan babası Kenan Akara teslim edildi. Yaklaşık üç ay önce asayiş tarafından yakalanan Selçuk Akar için önce Almanya’daki ailesine haber verildi. Afrin kantonuna ulaşan baba Akar’a oğlu Selçuk Akar, Afrin Kantonu İç İşleri Bakanı Hasan Bayram ve Asayiş Yönetim Üyesi Şekur Tevfik tarafından teslim edildi. Teslim etme sırasında konuşan Selçuk Akar’ın babası Kenan Akar Afrin Kanton yönetimine teşekkür ederek oğlunu çetelerden kurtarıp kendisine teslim ettikleri için şükran borçlu olduğunu söyledi.   
OĞLUM KANDIRILDI
Almanya’dan oğlunu teslim almaya gelen baba Kenan Akar oğlunun Alman camilerinde cihad adıyla kandırılarak buralara kadar gönderildiğini söyledi. Akar şu açıklamalarda bulundu, “Almanya’da ağırlıklı olarak Kürtlerin, Arapların, Türklerin hatta milli görüşçüleri dahi gittiği camiler var. Ben bu camilerin hepsine girip çıkmışım. Almanya’da bu camilerde de gençler cihad adıyla örgütlendirilip gönderiliyor. Ancak daha çok Almanlara ait camilerde gençler kandırılıp beyinleri yıkanıyor. Bu camilerde Alman Müslümanlar Almanca vaazler veriyor. Bu Alman dindarların hepsi çok iyi eğitilmiş insanlardır. Ve özellikle Müslüman ülkelerden gelip yerleşen diaspora gençleri üzerinde çalışıyorlar. Onların cihad adıyla kışkırtıp buralara gönderiyorlar.  Bu camilerden Almanya’nın her tarafından varlar. Ancak en fazla Wupertal bölgesinde var. Bu camilerin hepsi Suudi Arabistan desteklidir. Bu camilerdekilerin hepsi de Arabistan’da eğitilmişlerdir. Bu camilerden diğer tüm camilerde Kuran dağıtıyorlar. Sokaklarda Kuran dağıtıyorlar. Benim oğlumda bu camilerden birine gittiği için tuzaklarına düşürdüler ve buralara kadar sürüklediler.”
Oğlu Afrin Asayişi tarafından yakalandıktan sonra kendisini alması için kendileriyle telefonla görüştürüldüğünü söyleyen baba Akar, “oğlum yakalandıktan kısa bir süre sonra bir gün telefonla beni aradı. Kürtler tarafından yakalandığını söyleyerek gidip onu almamı söyledi. Bunları söyledikten sonra şu ilginç gerçeği de söyledi. Baba burada Müslümanlık adına insanları öldürüyorlar. Gel beni buradan al dedi. Bunun üzerine ben de işlemlerimi başlatıp gelip şimdi oğlumu aldım ve geri gideceğim.”
Oğlunun kandırıldığını fark ettiğini bunun için Alman polisine başvurduğunu hatta bir keresinde geçmek isterken polis tarafından havaalanında yakalanıp pasaportuna el konulduğunu belirten Akar, ancak daha sonra İtalya’ya geçerek oradan Rojava’ya geçtiğini söyledi.
Oğlu ve onun gibi binlerce gencin yaşadığı gerçeklikten dolayı bunun doğru olduğuna inandığını belirterek, Avrupa ülkelerinde yaşayan anne ve babalara çocuklarına sahip çıkma çağrısında bulundu.
İNSANİ GÖREVİMİZİ YAPIYORUZ
IŞİD tuzağına düşüp Asayiş tarafından yakalanarak kurtarılan Selçuk Akar’ın babasına teslim ederken konuşan Afrin Kantonu İçişleri Bakanı Hasan Bayram çete grubu tarafından tuzağa düşürülen gençlere karşı insani görevlerini yaptıklarını söyledi. Bayram Asayiş güçleri tarafından yakalanan tüm çete üyelerine ahlaki ve insani bir çerçevede yaklaşarak onları yeniden aileleriyle ile topluma kazandırmaya çalıştıklarını belirterek şunları söyledi, “Onlara gerçeği kim olduğumuzu ne için direndiğimizi anlatıyoruz. Onların düşürüldüğü yanlış yolu onlara kavratmaya çalışıyoruz. Birçoğu zaten yakalandıkları andan itibaren ilk şoklarını yaşıyorlar. Çünkü gençlere sizi kafirlerle savaşacaksınız diyerek üzerimize salıyorlar. Yakalananlar ezan sesini duyunca ilk şoklarını yaşıyor. Ve o ondan itibaren ailelerine dönmek istediklerini söylüyorlar. Bizde bağlantı kurabildiklerimizin aileleriyle bağlantıya geçerek çocuklarını ailelerine teslim ediyoruz. Bağlantıya geçmediklerimizi de Rojava geçmek için kullandıkları Türkiye topraklarına göndererek oradan ülkelerine gitmelerini sağlamaya çalışıyoruz. İşte bu gün Almanya’dan oğlu IŞİD tuzağına düşürülen Kenan Akar beyefendi oğlunu almak için çıkıp gelmiş. Biz de büyük bir sevinçle oğlunu babasına teslim ediyoruz. Keşke çocukları bu çete ve ölüm grubunun tuzağına düşürülen tüm anne ve babalar Kenan bey gibi duyarlı olsalar diyoruz.”
İsviçre Federal başsavcılığı, IŞİD çeteleri ile bağlantısı olduğu iddia edilen 3 Irak kökenli hakkında soruşturma başlattı.
IŞİD’e Avrupa’dan yoğun katılımların yaşandığı tartışmaları yaşanırken İsviçre Federal Başsavcılığı, İsviçre’de ikametgâh eden 3 Irak’lı hakkında “IŞİD’in İsviçre uzantısı” oldukları iddiasıyla soruşturma başlattı. Uzun süreden beridir haklarında takip karar olan bu kişilerin Irak’a ve Suriye’ye savaşmak için gidip geldikleri bilindiği ifade edilirken ayrıca 20 kişi hakkında da soruşturma yürütüldüğü ifade edildi.
Haklarında soruşturma başlatılan bu 3 kişinin İsviçre’de terör örgütü IŞİD’in kurucuları olduğu belirtilirken aynı zamanda bu kişilerin örgüte maddi ve lojistik destek sağlamak için İsviçre’de çalıştığının soruşturma kapsamında açığa çıktığı ifade edildi. Federal başsavcılık “suç örgütü kurmak, terör örgütüne üyelik ve terör örgütüne desteklemek” kapsamında başlattığı bu soruşturmanın önümüzdeki günlerde sonucunu açıklayacağını ifade etti.
Ayrıca İsviçre istihbarat ekipleri yaptığı bir açıklamada mayıs ayında İsviçre’den 15 kişinin IŞİD’e katılmak için Irak ve Suriye’ye gittiğini ifade ederken bu rakamların geçtiğimiz aylarda daha da artığını belirtti. 
PYD kuruluşun 11'nci kuruluş yıl dönümünü Almanya'nın Dortmund kentinde kitlesel bir şölen ile kutladı. Kutlamaya katılan Eşbaşkan Salih Muslim, projelerinin ortadoğunun demokratikleşmesi için olduğunu belirterek,“Kobanê de bunun savaşını veriyoruz. Kobanê düşmeycek, kazanacağız. Çünkü orada Kürdistan'ın dört parçası direniyor.
Partiya Yekitiya Demokrat'ın (PYD) 11'nci kuruluş yıl dönümü Almanya'nın Dortmund kentinde, kutlandı. Megastar salonunda yapılan kutlamaya bine yakın kişi katıldı. “11'emin salvegêra damezradina PYD li hemû gelê Kurd pîroz be“ pankartın asıldığı salonda, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın posteri, PYD bayrağı, YPG, YPJ flamalarıy ile Rojava devrimini anlatan pankartlar asıldı. Eşbaşkan Salih Muslim'ın da katıldığı kutlamaya, MLPD adına da Monika Gartner-Engel, MLKP temsilcisi Hüseyin Yeter, Suriye Demokratik Kürt Partisi temsilcisi Mahmûd Dawid ile birçok kurum temsilcisi hazır bulundu. Sık sık „Bijî Berxwedana Rojava“, Kobanê Rumeta Kurdan e“, Şehîd Namirin“ ve “Bijî Serok Apo“ gibi sloganlar atıldı.
'PYD ŞANLI BİR TARİHE SAHİP'
Kutlamanın açılış konuşması yapan tertip komitesi üyesi Ehmedê Kobenê, “PYD'nin 11'nci kuruluş yıl dönümü başta Kobanê direnişçilerine ve Kürt halkına kutlu olsun. Bugün namus günüdür. Herkes bu düşünceyle hareket etmeli ve Kobanê'ye sahip çıkmalı“dedi. Ardından kutlamada söz alan PYD Eş başkanı Salih Muslim, “PYD'nin 11'nci kuruluş yıl dönümünü Kürt halkına kutlo olsun“ dedi. Kitlenin alkış ve coşkusu arasında PYD'nin tarihini anlatarak, konuşmasına devam Salih Muslim,“11 yıldır bir tarih yazıldı. Bu tarih, yüzlerce gencimizin kanıyla oluştu. Bugün hepimiz bunu gözlerimizle görüyoruz. PYD, Ortadoğu da demokrasi mücadelesini yürütüyor. Biz bu proje ile Rojava devrimine katıldık. Biz başlarken hiç bir güç arkamızda yoktu. Sadece halkımız ve Önder Apo'nun felsefesiyle biz bu mücadeleye başlattık“ diye kaydetti.
Rojava'ya karşı bir ambargonun olduğuna dikkat çeken Salih Muslim, “Dört tarafımız işgalci güçler tarafından sarılmış. Bize karşı mücadele diyorlar. Biz buna karşı amansız bir direniş veriyoruz. Ortadoğu ve Suriye'nin çözümü için hiç bir çözüm bizim çözümümüz kadar sağlıklı ve gerçekçi değil. IŞİD denen terör örgütü, bu proje için bize karşı savaşıyor. Suriyanilerin dili 2 bin yıldır her tarafta yasak. Ama bugün Cizre kantonunda resmi dildir. Bu savaş ve saldırı bundandır“ dedi.
Kobanê kantonunda yaşanan direnişe de değinen Salih Muslim, konuşmasını şu cümlelerle noktaladı: “Irak ve Suriye orduları bile bu canavarlara dayanmadı. Ama bugün Kobenê'de amansız bir direniş var. Kobanê gençleri direniyor. Ve kazanacaklar. Kobanê teslim olmayacaktır. Yenilmeyecektir düşmeyecektir. Herkes rahat olsun çünkü Kobanê’de direnen Serhat, Amed, Botan, Dersim, Hewler ve Mahabad, gençleridir. Kürdistan'dır. Ama bizim bu gençler, Kobanê'ye destek için gece gündüz de çalışmalıyız.“
ROJAVA İLE DAYANIŞMA MESAJLARI
MLPD adına da Monika Gartner-Engel de PYD'nin kuruluşunu kutlayarak,“MLPD, bütün yapısıyla Kobanê direnişiyle birlikte. Kürt kadın ve genlerinin direnişini selamlıyoruz. Bu dayanışmamızı göstermek için önümüzdeki günlerde Kobanê'ye bir delegasyon göndereceğiz“ mesajını verdi. Suriye Demokratik Kürt Partisi temsilcisi Mahmûd Dawid ise PYD'nin Rojava'nın özgürleşmesinde önemli bir öneme sahip olduğunu belirterek, “Parti olarak, kendimizi PYD'nin ortağı olarak, görüyoruz. Bütün partileri de bu mücadeleye çağırıyoruz. Bunun için Kürt gençleri YPG ve YPJ saflarına katılmalı“ dedi. MLKP temsilcisi Hüseyin Yeter ise yaptığı konuşmada, Rojava ile dayanışma mesajı verdi.
Konuşmaların ardından sanatçı, Cewadê Mervanî, Xelîl Xemgîn, Abbas Ahmed, Peywan Arjîn, Kawa, Roma Rojava, Edhem Rojava, Meryem Rojhilat gibi sanatçılar sahne alarak, stranlarını seslendirdiler. Şiirlerin okunduğu kutlama da, Rojava devriminde yaşanan kahramanlıklar, skeçlerle anlatıldı.

Rojken Haber

Rojken Haber

Dr. Amed Sozdar

Dr. Amed Sozdar
Rojken

Rojken

Rojken
Rojken

www.amedsozdar.com

www.amedsozdar.com
Dr. Amed Sozdar - amedsozdar@hotmail.com
Amed Sozdar - AmedSozdar@hotmail.com. Powered by Blogger.
Design by webbilgi.org