Rojken



 Denge Kurdi


Dr. Amed Sozdar'ın Gündeme Dair Haber Yorumlarını Burdan Takip Edebilirsiniz..

iletişim.: amedsozdar@hotmail.com

Rojken'de Ara

Yükleniyor...

19 Temmuz 2014 Cumartesi

Kadın savaşçılar: IŞİD topraklarımıza giremez!


KOBANÊ (DİHA) - IŞİD'i kuşattığı Kobanê kantonunda çetelere karşı cephelerde savaşan YPJ'li kadınlar, IŞİD'in kadın düşmanı olduğunu belirterek, kadını köleleştiren zihniyete karşı silah aldıklarını söyledi. Kadın savaşçılar, IŞİD'in Kobanê'ye girmesine izin vermeyeceklerinin altını çizerek, "Topraklarımıza girmelerine izin vermeyeceğiz. Bizi kendilerine helal gören bir zihniyet, biz burada olduğumuz sürece bu topraklara giremez" dedi.


Rojava halk devrimi ile ortaya çıkan kadın devrimi ve Kürt halkının kazanımlarını ortadan kaldırmak amacıyla uluslar arası güçlerin desteğiyle Kobanê'ye saldıran IŞİD'e karşı en ön cephelerde savaşan YPJ'li kadın savaşçılar, çetelerin topraklarına girmesine izin vermiyor. Ortadoğu'da zihniyet devrimine öncülük eden YPJ'li savaşçılar, IŞİD'in Kobanê'yi işgal planlarına karşın silahlarıyla cephelerde 24 saat boyunca nöbetler tutup devriye geziyor. Kantonun Xerb (Batı) cephesinde hareketli taburlardan oluşan YPJ'li savaşçılar, IŞİD'in artan saldırıları karşısında üç cephede de çatışmalarda yer alıyorlar.

'Kadınları helal görenlere karşı savaşıyoruz'

Kürt kadının Ortadoğu'da kadın devrimini gerçekleştirdiği ve bu nedenle IŞİD'in sık sık "Kürt kadınları bize helaldir" söylemlerine değinen YPJ'li savaşçı Slava Kobanê, kadının iradesinin yok edilmek istendiğini belirtti. YPJ'li Kobanê, "İslam adı altında kadını yok etmeye çalışıyorlar. Her şeyi kendisinde hak olarak gören IŞİD, kadınların savaşmasına izin vermiyor ancak, bugün Kürt kadını kendi topraklarını onlara karşı savunuyor" dedi. IŞİD'in Kürt kadını üzerinden psikolojik bir savaş yürüttüğüne dikkat çeken Kobanê, çetelerin "Kürt kadınları bize helaldir" sözlerine değinerek, "Biz kadınlar elimize silah alarak buna karşı savaşıyoruz. Bir çok arkadaşımız bu zihniyete karşı savaştı ve şehit oldu" şeklinde konuştu.

'Silahı kendimizi savunmak için aldık'

Kobanê'nin bir yıldan bu yana IŞİD saldırıları altında olduğunu son iki hafta saldırıların yoğunlaştığına işaret eden Kobanê, "Kobanê'yi ve toplumunu ortadan kaldırmak istiyorlar. Ancak halkımızın direnişi sayesinde büyük bir başarı sağlıyoruz. Bizde YPJ olarak gücümüzü halkımızdan aldık. Biz bu halkın çocuklarıyız. Elimize silahımızı kendimizi savunmak için aldık. Kobanê'deki direnişi halkımız ile birlikte yürütüyoruz" diye konuştu. Kürt halkının toprağına sahip çıktığını ve göç etmediğini kaydeden Kobanê, direnişin halk tabanlı olduğunu belirterek, "Halkımız bu kirli insanların topraklarına girmesine istemedi. Kanımız üzerinden kendisini var eden, bu çetelere karşı savunmasını alarak IŞİD'in burada kendisini var etmesine müsaade etmedi" dedi. IŞİD çetelerinin talancı olduğunu ve köylerde insanların mallarını çalan gruplar olduğunu söyleyen Kobanê, YPG ve YPJ'nin hem Arap, hem de Kürt köylerini savunduğunu ifade etti. IŞİD'in ilk zamanlarda bölgede destek bulduğunu ancak, daha sonra gerçek yüzünün ortaya çıkması ile destekçilerinin de yok olduğunu belirten Kobanê, "IŞİD ilk önce kendilerine destek veren köyleri talan etti. Hırsızlık yapan IŞİD'in gerçek yüzünü gören halk artık çeteleri burada istemiyor" dedi. Kürt kadınları olarak IŞİD'in talan ve tecavüzüne dur dediklerinin altını çizen Kobanê, "Biz var olduğumuz sürece bu çetelerin geçişine izin vermeyeceğiz. Tüm kadınlar YPJ saflarında birleşerek bu zihniyete geçit vermemeliyiz. Kürt ve Arap kadınları ortak mücadelede buluşabiliriz" şeklinde konuştu.


'Özgür kadının önünü açıyoruz'


IŞİD'in asıl amacının Kürt halkı ve kadının ortadan kaldırmak olduğunu söyleyen YPJ savaşçısı Peyman Dogan, kadının düşürülmesi için IŞİD üzerinden bir savaş yürütüldüğüne dikkat çekti. Dogan, "İslamiyeti kullanarak kadını düşürmeye çalışıyorlar. IŞİD özellikle Kürt kadını üzerinden bir politika yürütüyor. Kürt kadınını düşürerek Kürt toplumunu yok etmeye hedefliyor. Biz işte buna karşı savaşıyoruz. YPG ve YPJ cephelerinde kanımızın son damlasına kadar IŞİD'le savaşmaya devam edeceğiz" dedi. Topraklarını savunduklarını söyleyen Dogan, IŞİD'in halka zarar vermesine izin vermeyeceklerini belirterek, "Özellikle Kobanê'deki bu saldırılarına en ön cephede durarak engel oluyoruz. Özgür kadının önünü açıyoruz" diye konuştu.

Kadınlara çağrı

IŞİD'in başka ülkelerden gelerek topraklarını işgal etmeye çalıştıklarını ve Kürt kadınlarını kendilerine helal olduğunu savunmalarına işaret eden Dogan, "Evet biz helaliz ama namuslu ve şerefli bir yaşam için topraklarımıza helaliz. Biz silah ve savaş sevdalısı değiliz ama kendimizi korumak için savaşmak zorundayız" diye konuştu. Kürt kadınlarına seslenen Dogan, "Kürt kadını özgürlüğün yolunu biliyor ama bu yolda gitmesini istemiyorlar. Bizim bu cephelerde olmamız en büyük mesajdır. Her Kürt kadını yanımızda bu cephelerde yerini almalıdır. Biz kendimizi tüm dünyaya kanıtladık" şeklinde konuştu. Kürt halkının Rojava'ya özellikle Kobanê'deki direnişe destek vermesi gerektiğini sözlerine ekleyen Dogan, zaferin direnen Kürt halkı ve kadınının olacağını kaydetti.  - See more at: http://www.bestanuce1.com/haber/118758/kadin-savascilar-isid-topraklarimiza-giremez#sthash.SrqXZXvr.dpuf

Sınırı geçen halka müdahale! - SON DAKİKA

URFA (DİHA) - Suruç'un Çengelli (Alizeran) köyünde yüzlerce yurttaşın Kobanê tarafında geçmesi üzerine asker ve polisler kitleye müdahale etti. Müdahalede biri ağır 3 kişi yaralanırken, olaylar devam ediyor.

Urfa'nın Suruç ilçesine bağlı Çengelli (Alizeran) köyünde, IŞİD çetelerinin Kobanê'ye dönük saldırılarına karşı Rojava sınırına yürüyen yüzlerce yurttaşa asker ve polisler tarafından müdahale edildi. Sert müdahale sonucu biri kafasına aldığı gaz fişeği darbesiyle ağır olmak üzere 3 kişi yaralandı. Yaralıların sayısının artabileceği bildirildi.

Ayrıntılar gelecek../.

(ekip/fç) - See more at: http://www.bestanuce1.com/haber/118867/siniri-gecen-halka-mudahale-son-dakika#sthash.inO60AXN.dpuf

Devrimi selamlamak için Kürtler Suruç yolunda

HAKKARİ (DİHA) – Rojava devrimini selamlama ve IŞİD saldırını kınamak için Kürtler sınıra akıyor. Kürdistan'ın dört bir tarafından yola çıkan eylemcilere Hakkari'li eylemcilerde dahil oldu. 

Hakkari’de HDP, DBP, MEYA-DER, TUAD-DER, sivil toplum örgütü temsilcileri ve Hakkari Belediyesi Eş Başkanı Nurullah Çiftçi’den oluşan 5 araçlık heyet Rojava’nın Kobanê sınırına gitmek üzere yola çıktı. Belediye hizmet binası önündeki Feqiyê Teyran Kültür ve Sanat Merkezi bünyesinde çalışmalarını yürüten Koma Avareş’in müzik dinletisinin ardından, HDP il eş başkanı Rahmi Temel ve HDP Hakkari Milletvekili Adil Zozani yurttaşlara hitaben konuştu. Zozani, Rojava devrimini yıldönümü ve Kobanê’deki İŞİD saldırılarına destek olmak amacıyla sınırları zorlayacaklarını aktarırken, “Rojava örneği göstermiştir ki Kürdistan artık dört parça değil tek yürek olmuştur. Bunun göstergesi olarak sunî sınırların anlamsızlığını sınırları zorlayarak bir daha göstereceğiz” şeklinde konuştu. Zozani ardından, yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçilerine ilişkin olarak konuşarak, “Hakkari tek yürek olarak yüzde yüz kendi vekili Demirtaş’ın ardında duracaktır bundan şüphemiz yoktur” dedi. 

Yapılan konuşmaların ardından YDG-H adına bir çağrı metni okundu. Metinde, “Biz yurtsever gençliğimizi Rojava’da halkımızın yanında YPG ve YPJ saflarında görmek istiyoruz” denildi. YDG-H’ın açıklaması dakikalarca “Biji berxwedana YPG-YPJ'ê”, “Diren Kobenê Hakkari seninle” sloganlarıyla karşılandı. 

Hakkari’den Kobanê’ye gidecek olan otobüsler zılgıt ve alkışlarla uğurlandı. 

(ny/kk) - See more at: http://www.bestanuce1.com/haber/118722/devrimi-selamlamak-icin-kurtler-suruc-yolunda#sthash.KN0l4i4j.dpuf

16 Temmuz 2014 Çarşamba

'Aynur Rojava'da hayalini gerçekleştiriyor'

 
İSTANBUL (DİHA) - Rojava'ya yönelik IŞİD'in artan saldırılarına karşı hastalığına rağmen Rojava'ya mücadeleye giden Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi 6. sınıf öğrencisi Aynur Ayhan'ın arkadaşları, Ayhan'ın hayalinin Rojava'da yeni yaşam inşasında topluma sağlık hizmeti vermek olduğunu, insanlık dışı saldırıların artması üzerine Ayhan'ın okulunu bitirmeden hayalini gerçekleştirmek için Rojava'ya mücadele etmeye gittiğini söyledi. 

Yeni Şafak Gazetesi'nde Ali Bayramoğlu köşesine taşıdığı IŞİD çetelerinin hedefindeki Rojava'ya çetelerle savaşmak için giden Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi 6. sınıf öğrencisi Aynur Ayhan'ın arkadaşları, Ayhan'ı anlattı. 12 yaşından bu yana diyabet hastası olan, günde 4 defa insülün kullanan ve sağlık durumuna rağmen Rojava'da yaşananlara karşı Rojava'ya giderek savaşmayı tercih eden Ayhan'ın arkadaşı Süleyman Aksoy, Ayhan'ın "Hayalindeki Rojava'da olduğunu" söyledi. 

Ayhan'ın arkadaşı olan HDK Kadıköy Gençlik Meclisi'nden Ahmet Ayva, Ayhan'ın Kürt halkı ve Suriye'nin diğer ezilmiş halkları için Rojava'da mücadele yürütmeye gittiğini söyledi. Ayhan'ın Rojava' ya gitmesinin nedenin son dönemlerde İŞİD çetelerinin Kürt, Ezidi ve Süryani halkları üzerinde arttırdığı kanlı politikalar olduğunu kaydeden Ayva, Ayhan'ın daha önce de kendilerine doktor olduktan sonra Rojava'ya giderek halka sağlık hizmeti vermek istediği gibi bir hayalinin olduğunu paylaştığını söyledi. Ayva, Ayhan'ın kendilerine zaman zaman "Bir tıpçıya Rojava'da daha çok ihtiyaç var" dediğini belirtti. Ayhan'ın mücadelesinin aynı zaman da erkek egemen zihniyete karşı bir mücadele olduğunu ifade eden Ayva, "Savaşın erkekler üzerinde yoğunlaştığını biliyorduk ama Aynur arkadaş Rojava'ya giderek ezilmiş halkların ve hakkını savunmak için kadınlarında savaşabileceğini bize gösterdi" dedi. 

'Halka hizmet arayışı'

Ayhan'ın başka bir arkadaşı olan Süleyman Aksoy ise, Ayhan ile geçtiğimiz Mart ayında yapılan yerel seçim çalışmaları sürecinde tanıştıklarını söyledi. Ayhan'ın topluma hizmet etmek için sürekli bir arayışta olduğunu seçim çalışmalarında da bu yüzden çalışma yürüttüğünü söyledi. Ayhan'ın mevcut sisteme sürekli bir alternatif yaratma peşinde olduğunu kaydeden Aksoy, daha önce de Ayhan'ın "Okulumu bitirdikten sonra Rojava'da mesleğimi icra edeceğim" dediğini söyledi. Ayhan'ın aynı zamanda diyabet hastası olduğunu kaydeden Aksoy, tıp okuduğu için hastalığının ciddiyetinin farkında olduğunu ve bu yüzden de sağlığına dikkat etmeye de çalıştığını söyledi. 

'Hayalindeki Rojava'da' 

Aksoy, Ayhan'ın mevcut sitemin içinde çalışmanın hiçbir halka faydalı olamayacağını ve çalışmasının en yararlı yerinin özgür Rojava'nın olacağını daha önce de arkadaş sohbetlerinde anlattığını belirtti. Aksoy, Rojava'ya gitmenin Ayhan'ın en büyük hayali olduğunu anlatarak hayatının en büyük hayalini Rojava'ya giderek gerçekleştirdiğini kaydetti.

'Erkek egemenliğine karşı'

Ayhan'ın başka bir arkadaşı olan HDK Gençlik Meclisi'nden Ece Çetin de, Ayhan'ın hayat dolu ve neşeli bir kadın olduğunu söyledi. Kadın özgürlüğü için de mücadelesine devam eden Ayhan'ın özellikle hasta tutsaklar konusunda çok duyarlı olduğunu belirten Çetin, Ayhan'ın sürekli olarak hasta tutsaklara dayanışma mektubu gönderdiğini söyledi. Çetin, Ayhan'ın kendilerini de hasta tutsaklara mektup göndermeye teşvik ettiğini vurguladı. Çetin, "Aynur arkadaş hep okulunu bitirdiği zaman Rojava'ya gidip oradaki halklara yardım edeceğini söylerdi. Bunu sık sık dile getiriyordu. Rojava'da halkların hizmete daha çok ihtiyaçları olduğunu ve bunun için oraya gideceğini hep belirtirdi" dedi. 

(ke/çk/avt)
- See more at: http://www.bestanuce1.com/haber/118053/-aynur-rojava-da-hayalini-gerceklestiriyor-#sthash.g35OcNKG.dpuf

8 Temmuz 2014 Salı

Sesli Site Giriş



 Denge Kurdi

Tüm Kürtler onur savaşına!

Güncellenme : 08.07.2014 02:36
Kobanê’ye IŞİD saldırıları sürüyor. Daha ilk günde Musul’da ele geçirdikleri silahları Suriye’ye geçirmişlerdir. Daha önce Kobanê’ye saldırıp yenilen IŞİD, bu defa ağır silahlarla saldırıyor ve Kobanê’yi işgal etmek istiyor. Kuşkusuz Kobanê işgali katliam demektir. Ancak ne dünyada, ne de Türkiye’de IŞİD saldırılarına tepki var. Türkiye nerede bir Türk varsa orayla ilgilenirken, kendi vatandaşlarının akrabalarının yaşadığı Kobanê için kılını kıpırdatmıyor. Hatta Kobanê’de Kürtlerin kaybetmesini bekliyor. Bu yaklaşım aslında Türkiye’nin Kürtlere yaklaşımını ortaya koyuyor.

Kobanê demek Suruç demektir. Ceylanpınar ve Serêkanî nasıl bir bütün ise Kobanê ve Suruç da bir bütündür. Kemal Sunal’ın tel örgünün iki yanında yaşayanların trajedisini anlatan Propaganda adlı film tam da Kobanê ve Suruç’u anlatıyor. Kobanê ismi de Fransa’nın Suriye’deki hakimiyeti döneminden kalmadır. Türkiye ile Suriye arasında sınır görevi de gören tren yolunu yapan şirketin merkezi Kobanê’ymiş. Şirket ismini bu şehre vermiş. Suruç’un komşusu şimdi işgal edilmek isteniyor. Kobanê’yi işgal, aynı zamanda Suruç’u da işgaldir. Suruç’u işgal Urfa’yı işgaldir. Ancak başta Urfa olmak üzere Kuzey Kürdistan’ın bu işgal harekatına karşı ayağa kalktığı söylenemez.

Güney Kürdistan’ın bırakalım ayağa kalkması, KDP şahsında Güney Kürdistan federasyonu IŞİD’in ittifakıdır. Çünkü Türkiye ile birlikte Rojava’ya ambargo uygulayan KDP yönetimidir. Güney Kürdistan’ın Kürt düşmanlığıyla işbirliği yapması karşısında Kuzey Kürdistan’ın ayağa kalkması gerekir. Serêkani direnişi sırasındaki yetersizlik hiç değilse şimdi gösterilmemelidir. Çünkü şu andaki saldırı Kürdistan’ın bir şehrinin yabancı güçler tarafından işgali ve katliama uğratılması anlamına gelmektedir. Buna hiçbir demokrat ve Kürt yurtsever sessiz kalmamalıdır.

Kuzey Kürdistan’da IŞİD’e gösterilen tepki aynı zamanda AKP hükümetine yönelik de olmalıdır. IŞİD’in bu düzeyde gelişmesi, Türkiye’nin Suriye politikası ve Rojava Devrimi düşmanlığının sonucudur. Rojava Devrimi’ni bastırması için bu çetelere destek verilmiştir. IŞİD bu destekle Suriye’de büyümüş, sonra da Irak’a saldırmıştır. IŞİD, Türkiye’nin elinde bölgede düşman gördüklerine yöneltilmiş bir silahtır. IŞİD’in desteklenmesi hükümet ve MİT’in birlikte planladığı bir dış politika girişimidir. Ortadoğu’yu biz biliyoruz, o zaman biz daha fazla içinde olmalıyız anlayışı Türkiye’yi bu noktaya getirmiştir. Davutolğu’nun büyük devlet olmadan anladığı, bu tür enstrümanlarla bölge siyasetine müdahale etmektir. Türkiye, Ortadoğu’nun siyaset tarzı içine balıklama atlamıştır. Sonu ne olur, yakında göreceğiz. Daha önce Suriye’de izlediği ve başarısız kalan politik tarzını şimdi tüm Ortadoğu’da uygulamaktadır.

Türk devleti daha önce İran, Irak ve Suriye üzerinden bölgede etkili olma ve Kürt halkının özgürlük mücadelesini boğma stratejisini, şimdi IŞİD gibi çeteler ve mezhepçilik üzerinden kurduğu ittifaklarla gerçekleştirmek istiyor. Bu kirli ittifak içine KDP’nin alınması ise tarihin ironisi olmalıdır.

Şu anda Rojava direnişi sadece Rojava ve Suriye’nin değil, tüm Ortadoğu halklarının demokratik geleceğinin direnişidir. Kobanê direnişi bir yönüyle Stalingrad direnişine benzetilebilir. Bu direniş kırılırsa milliyetçilikle mezhepçiliğin harmanlandığı bir faşist karabulut Ortadoğu’ya çökecektir. Kobanê’ye yönelik saldırı kırılırsa Suriye genelinde demokratik ittifakın ve demokratik devrimin önü sonuna kadar açılacaktır. Rojava’da kazanan demokratik devrim, Suriye’de ve Ortadoğu’da kazanan demokratik devrim olacaktır.

Rojava’da durum şu anda böyle bir ince çizgi üzerindedir. Saldırı çok büyüktür; direniş de çok büyüktür. Ancak Kobanê’nin dört taraftan kuşatılmış olduğu düşünülürse bu direnişe verilecek desteğin önemi de anlaşılırdır. Hem de bu destek gecikmeden verilmelidir. Kobanê’de bırakalım günler, saatler bile önemlidir. Bu açıdan başta Suruç olmak üzere Urfa halkı Kobanê için seferber olmalıdır. Tüm Kuzey Kürdistan Kobanê’ye desteğini hemen şimdi sunmalıdır. Suruç ve çevresindeki sınırı aşmalıdır. Kobanê ile Suruç’u birleştirmelidir. Ölümler, yaralanmalar pahasına da olsa bu gerçekleştirilmelidir. 1993’te Suruç’ta şehit düşen büyük Kürdistan yiğidi Gezgör’ün ve bir iki gün önce Kobanê direnişinde şehit düşen Suruçlu genç Serxwebun’un izinden yürünmelidir.

Rojava Kürdistan, başta Kuzey Kürdistan olmak üzere tüm parçaların özgürlük mücadelesine destek verdi. Binlerce genç Kuzey Kürdistan özgürlük mücadelesinde şehit düştü. Rojava Kürdistan ve Kobanê Kürtlerin Filistin’idir. Kürtlerin onur ve namusudur. Kürdistan’ın küçük parçasına yönelik işgal ve katliam girişimine karşı durmadan tüm parçalardaki özgür ve demokratik yaşam hak edilemez. Tüm Kürtler Kobanê şahsında onur ve namus savaşı için ayağa kalkmalıdır. Kürtlerin onur ve namuslarını çiğnetmeyeceği dost düşman bütün dünyaya gösterilmelidir.

GECE GÜNDÜZ DİRENİŞ

GECE GÜNDÜZ DİRENİŞ

HABER MERKEZİ - KOBANÊ - ANKARA
Güncellenme : 08.07.2014 02:40
Günlerdir kuşatma altında olan ve IŞİD’in Musul’dan getirdiği ağır silahlarla saldırdığı Kobanê’de, büyük bir onur direnişi sergileniyor. Direniş cephesinden gazetemize konuşan YPJ komutanlarından Meryem Kobanê ‘Kürdistan halkı bu direnişe katılmalı’ çağrısı yaptı  

SİLAHLAR MUSUL’DAN

IŞİD’in, Musul’da elde ettiği ağır silahlarla saldırdığını söyleyen Kobanê “Avrupa’dan, Türkiye’den gelenler var. Telsizlerde Türkçe konuştuklarını duyduk. Anlamayalım diye Rusça ve Çeçence konuşuyorlar. Bu da nasıl bir organizasyon olduğunu gösteriyor” dedi.

YENİ BİR DESTAN YAZILIYOR    

Direnişin gece-gündüz aralıksız sürdüğünü ve yüzlerce çete üyesinin stratejik noktalara saldırdığını belirten Kobanê, “Musul 3 saat bile direnemedi ama bizim arkadaşlar bir gecede 7 saat direnerek çetecilere büyük darbe indirdi. Bu da yeni bir destandır” dedi.

HALKIMIZ DİRENİŞE KATILMALI    

Halkını da YPG/YPJ güçleriyle birlikte büyük bir direniş sergilediğini söyleyen Kobanê tüm Kürdistan halkına ise şu çağrıyı yaptı: “Halkımız bu direnişe katılmalı, yönünü Kobanê’ye çevirmeli. Mesele Kobanê değil, Kürdistan’ın işgal edilme meselesidir” 

 

KOBANÊ’DE YENİ BİR DESTAN

Günlerdir kuşatma altında olan ve IŞİD çetesinin Musul’da elde ettiği ağır silahlarla saldırdığı Kobanê’de YPG/YPJ güçleri olağanüstü bir direniş sergiliyor. Direniş cephesinden gazetemiz Özgür Gündeme konuşan YPJ komutanlarından Meryem Kobanê saldırıların 5 günden beri aralıksız devam ettiğini ve buna karşı direnişin de devam ettiğini söyledi. Meryem Kobanê, çete saldırılarını ve çetelerin saldırı tarzlarını ve halkın direnişini, direniş cephesinden anlattı.

Çatışmalardan çıktıktan sonra gazetemize konuşan Meryem Kobanê sıcak çatışmaların devam ettiğini belirterek, “Dün gece saat 00.30’da çatışmalar Kon Eftar cephesinde yine başladı. Sırrin bölgesi ve Cahdê köyü arasında yer alıyor. Stratejik bir yer burası. Çeteci gruplar orayı düşürmek istediler. Çatışmalar sabah saat 07.30’a kadar devam etti. Geniş bir alan değil burası ama stratejik bir yer. Yaklaşık 7.5 saat sürdü. Orayı ele geçirselerdi birçok bölgemiz arasındaki bağlantıyı koparacaklardı. Tepeyi almak için çok ısrar ettiler. Yüzlerce çete üyesi saldırıya geçti. Çatışmalarda sayısını tam olarak tespit etmesek de 20 ile 30 arasında çetecinin öldüğünü söyleyebiliriz. 2 arkadaşımız şehit oldu. (Bu arada size yeni bir bilgi aktarayım: Az önce de Xerab Eto Köyü’nde çetelere ait bir zırhlı aracın imha edildiği bilgisini veriyor şimdi arkadaşlar. Beyadiyê ile Xerab Eto köyleri arasında).”

Yerin altı üstü direniş

IŞİD’in bir ara tepeyi ele geçirdiğini söyleyen Meryem Kobanê, “Fakat Fedai Timi dediğimiz grubumuz onlara karşı eylem gerçekleştirdi ve tepeyi tekrar aldı. Ondan sonra bizler yeni bir operasyon başlattık. Operasyonumuz da bunların konuşlandığı Kon Eftar Cahdê, Aşmê ve civarındaki bölgelere yönelikti. Çatışmalar aralalıklarla devam ediyor. Az önce aradığınızda da bir çatışma vardı” dedi.

Tünellerde savaş

Kazdıkları tünellerin içerisinde çatıştıklarını söyleyen Meryem Kobanê, “Arkadaşlarımız yer altında tüneller kazmışlar ve yeraltında savaşıyorlarıdı Onlar da yerin üstündeydi. 7.5 saat boyunca mevzileri düşüremediler. Olağanüstü bir direniş sergilendi. Bunu da not düşmek gerekir: Mesela Musul 3 saat bile direnemedi ama biz sadece bir gecede 7 saat direnerek çetecilere büyük darbe indirdik. Bu da yeni bir destan yeni bir iradedir” diye kaydetti.


“IŞİD hangi tür silahlar kullanıyor?” sorusunu yönelttiğimiz Meryem Kobanê şu yanıtı verdi: “Daha çok havan toplarıyla saldırıyorlar. Gece görüşlü Kanaslar, tank, küçük füzeler, 12.5’lik ve 14.5’lik doçkalar kullanıyorlar. Yine adına Cehennem topu dedikleri topları kullanıyorlar. Musul’dan getirmişler, çoğunu.”

Uluslararası organizasyon

Son yaşanan saldırıların mart ayında yaşanan saldırı dalgasından çok daha fazla büyük olduğunu vurgulayan Meryem Kobanê, “Musul’u düşürdükten sonra daha saldırgan davranıyorlar. Bu muhacir dedikleri saldırganlar da her biri farklı bir diyardan gelmiş kişiler. Avrupa’dan Türkiye’den gelenler var. Mesela telsizlerde Türkçe konuştuklarını duyduk. Yine anlamayalım diye Rusça ve Çeçence konuşuyorlar. Kürtçe konuşanlar bile vardı. Bu da bunların nasıl uluslararsı bir organizasyon olduğunu gösteriyor. Öte yandan başından beri bu savaşın içerisinde olduğumuz için bunların tarzını da biliyoruz. Doğrusu çoğunun eğitim almış kişiler olduğunu söyleyebiliriz. bizim ve halkımızın iradesini kıramazlar. Zaten kıramadılar da” şeklinde konuştu.


Bölgedeki devletlerin tavrının IŞİD’in işini rahatlattığını söyleyen Kobanê, “IŞİD kontrolündeki bölgelerden rahat geçiyor. Kimse bunlar engel çıkarmıyor. Bölgedeki devletlerin sınırlarından da çok rahatça geçiyorlar. Görüyorsunuz her yere bayraklarını asıyorlar. Türkiye sınırına da astılar” dedi.

‘Halk elinden geleni yapıyor’

Kobanê’nin Rojava Devrimi’nin başladığı kent olduğunu söyleyen Meryem Kobanê, “Devrim’in yıldönümüne sayılı günler kaldı biliyorsunuz. Bugüne kadar halk büyük bir direniş gösterdi. Desteği ve direnişi de giderek artıyor. Halk elinden geleni yapıyor. Mesela 40 dereceyi aşan sıcaklıklarda soğuk su yok, elektrik yok ama bu halk sabaha kadar çeperlerde nöbetini tutuyor. Suyu içtiğinizde sanki çay içmişsiniz gibi oluyorsunuz” diye kaydetti. 

Yaşlılar bile direniş saflarında

Kobenê’deki direniş ruhunun anlatılamayacağını ancak yaşanabilecegini vurgulayan Meryem Kobanê şunları dile getirdi: “Bunu ancak yaşayan biliyor. Kobanê özgürlüğün tadını aldı. Gün geçmiyor ki çatışmalar yaşanmasın yaralılar gelmesin. Ama halk buna rağmen bir parça toprağının çetelerin eline düşmesininin şeref ve namuslarının çetelerin eline düşeceğini belirtiyor. Bunun olmaması için de direniyor. Yaşlılar bile mevzilerde direniyor. Bu yeni bir tarih. Kürdistan tarihinde belki çokça direnişler olmuştur, destanlar yazılmıştır ama böylesi görülmemiştir. Bu da Önder Apo’nun yarattığı özgürlük felsefesidir. Çünkü Kobanê Önder Apo’nun Rojava’da ilk ayak bastığı yerdir. Önder Apo’nun emeği var burada. Önder Apo’nun ayak bastığı bu topraklara çetecilerin girmesine, ayak basmasına müsade etmeyeceğiz.”
 
Kürdistan halkına çağrı

Kobanê, “Buradan tüm Kürdistan’a sesleniyorum: Halkımız bu direnişe katılmalı. Yönünü Kobanê’ye çevirmeli. Mesele sadece Kobanê meselesi değil, Kürdistan’ın bir parçasının işgal edilmek istenmesi meselesidir. Bu devrimi buradan başlattık. Bütün gençlere çağrım odur ki; onlar da gelsinler, bu özgürlüğe akan nehirde bir damla olsunlar”  çağrısında bulundu.


HDP’den Rojava için seferberlik çağrısı

HDP, IŞİD’in Rojava’daki saldırılarını kınadı. Özelde Kobanê, genelde Rojava için ilan edilen seferberlik karşısında, Türkiye ve Kürdistan halklarına ve demokrasi güçlerine bu seferberliğe kitlesel bir destek sunma çağrısında bulundu. “Arap Baharı” adı altında diktatörlüklerin yıkılmasından sonra, bunların yerine en az önceki rejimler kadar tehlikeli, tekçi ve şiddet odaklı örgütlerin bölgedeki siyasal boşluğu doldurmaya başladığını büyük bir kaygıyla takip ettiklerini belirten HDP, “Bir takım çıkarlar uğruna gizli veya açıktan kurulan ittifaklarca siyasal yollar yerine, şiddeti esas alan yöntemlerle önce Suriye’nin ve şimdi de Irak’ın derin bir krizle karşı karşıya olduğunu ve bu krizin karşısında dünya siyasetine yön vermeye çalışan aktörlerin tepkisizliğini ve yanlış politikalardaki ısrarlarını üzüntü ve öfkeyle karşılıyoruz” denilerek, büyük direniş sergileyen YPG’yi ve YPG ile dayanışma içinde olan tüm bölge partilerini de selamladı.

 
Gece boyu direniş...

IŞİD’in ağır silahlarla 2 Temmuz tarihinde başlattığı Kobanê kuşatması ve saldırılarına karşılık YPG’nin direnişi sonucu çıkan çatışmalar tüm şiddetle sürüyor. Zormixar, Xirab Eto, Kon Eftar gibi bölgelerde yoğunlaşan çatışmalarda 39 çetecinin öldürüldüğü ve iki YPG savaşçısının da yaşamını yitirdiği belirtildi. Ayrıca 10 kaleşnikof ve 500 mermisi, 3 BKC silahı ve 500 BKC mermisi, 2 roketatar, 12 el bombası, gece dürbünü, 3 motosikletin ele geçirildiği de belirtildi.